ZEUGMA
Fırat Nehri’nin üzerinde, stratejik öneme sahip bir geçit noktasında yer alan Zeugma, Seleukos Krallığı, ait önemli bir askeri ve ticari merkezdir. Kent büyük olasılıkla bu stratejik konumu nedeniyle bir askeri-kent (katoikia) statüsünde kurulmuştu. Karşılıklı iki kent şeklinde konumlanmış olan Zeugma, Hellenistik Dönem’de Seleukeia (bugün Fırat’ın batı kıyısında su üstünde görülebilen kent) ve Apameia (Fırat’ın doğu kıyısında bulunan ve bugün baraj gölü altında kalmış olan kent) olarak adlandırılmıştır. Seleukeia için MÖ 1. yüzyıl sonlarından itibaren “geçit” anlamına gelen “Zeugma” ismi kullanılmıştır. MÖ 300 civarında Seleukos Krallığı’nın kurucusu I. Seleukos Nikator tarafından kurulan iki kente, kralın kendisinin ve Baktria/Pers asıllı karısı Apama’nın adları verilmiştir (Seleukeia-Apameia).

Antikçağ yazarlardan Yaşlı Plinius, Cassius Dio, Pausanias, Byzantionlu Stephanos, Marcus Annaeus Lucanus, Quintus Curtius, Publius Annius Florus Büyük İskender’in, doğu seferinde Fırat Nehri’ni bu noktadan geçtiği bilgisini verirler.MÖ 88 yılında bir süreliğine Ermeni Kralı Tigranes’in egemenliği altına giren kent, Tigranes tarafından Ptolemaios Hanedanı’nın kraliçesi II. Kleopatra Selene’nin Tigranes tarafından Zeugma’da tutsak edilmesine ve MÖ 69 yılında da idam edilmesine tanıklık eder. Zeugma, Romalı komutan ve devlet adamı Pompeius tarafından MÖ 64 yılında Kommagene Krallığı sınırlarına dahil edilir. Roma’nın Fırat bölgesinde kontrolü sağlama planları MÖ 55 yılında başlamıştır. Bu tarihlerde Roma’nın en zengin komutanı ve politikacısı olarak bilinen Marcus Licinius Crassus, Karhhae’de (Harran) Parthlara karşı düzenlediği sefer sırasında Apameia ve Seleukeia’yı (Zeugma) sadece bir geçit yeri değil, aynı zamanda bir üs olarak da kullanmış olmalıdır. Zeugma’nın resmi ve idari anlamda Roma’ya bağlanması uzun yıllar boyunca MÖ 31 Actium Zaferi’yle ilişkilendirilse de son çalışmalar bunun Tiberius’la başlamış olabileceğini de ortaya koymuştur.
Araştırmacılar, Tacitus ve Josephus’un aktardığı bilgilere dayanarak Fırat bölgesinde bulunduğu bilinen legio X Fretensis’in MS 18 yılından, MS 66 yılındaki Kudüs seferine kadar Zeugma’da konuşlandığını önermişlerdir. Ancak şimdiye kadar doğrudan legio X Fretensis’in kentteki varlığını kanıtlayan bir arkeolojik veri bulunamamıştır. MS 64 yılında Roma generali Domitius Corbulo Fırat kenarındaki askeri tesisi geliştirmiş ve iki yıl sonra legio X Fretensis, Vespasianus ve Titus’un Yahudiler üzerine yaptığı sefer için görev emri alarak Fırat’taki kampından ayrılmış ve geri dönmemiştir. Yerine, MS 70 yılından bir önce önce, legio IIII Scythica getirilmiştir; böylece yaklaşık MS 66/67 yıllarında Fırat Nehri’ndeki geçit yerinin koruyucu birliği artık legio IIII Scythica olmuştur. MS 72 yılındaki, tarihte bellum Commagenicum olarak bilinen Roma ile Kommagene’liler arasında çıkan Kommagene Savaşı’ndan sonra imparator Vespasian, tüm Kommagene kentlerini Roma’nın Suriye eyaletine bağlamış, Zeugma da bu tarihten sonra tamamen Roma hakimiyetine girmiştir. MS 2. yüzyılın ilk yarısı, kentin en zengin dönemini yaşadığı, nispeten savaşlardan uzak bir dönemi olarak karşımıza çıkar. Kentin şehircilik açısından en geliştiği dönem olan bu süreçte, Zeugma’da yeni imar faaliyetlerinin başladığı ve yeni konut alanlarının oluştuğu; yerel elit sınıfların ortaya çıktığı, sosyal katmanlaşmanın en belirgin hale geldiği bir dönem olarak karşımıza çıkar. Oldukça gösterişli mozaik ve fresklerle süslü zengin mimari dekorasyonun sahip bu evler, zenginleşen Zeugma’lı yerel elit ailelerin yaşadığı konutlardır. Bu zengin dönemini yaşayan Zeugma, MS 161-166 yılları arasında imparator Lucius Verus tarafından sürdürülen Parth seferi sırasında da aktif rol oynamıştır. Bu süreçte, Suriye’de Fırat Nehri kıyısında yer alan ve Parthlar tarafından yönetilen Dura Europos (Salihiye) antik kenti, MS 165 yılında Roma lejyonları tarafından ele geçirilmiş; kent Zeugma’dan gönderilen legio IIII Scythica’nın askerleri tarafından Zeugma’daki garnizon modeline yakın bir planlamayla inşa edilmiştir. MS 197 yılında başlayan Parth seferleri sırasında İmparator Septimius Severus’un Fırat Nehri’ni Zeugma’da geçerek Edessa’ya ulaştığını ve daha sonra Kuzey Mezopotamya’yı imparatorluk topraklarına dahil ettiğini biliyoruz. Zeugma’daki askeri garnizon ve koloni yerleşkesi, aynı zamanda imparator Septimius Severus’un gençliğinde askeri eğitimini tamamladığı karargah olarak bilinmektedir. İmparator’un Parth seferleri sırasında ordularıyla birlikte, askerliğini yapmış olduğu ve çevresini iyi bildiği bu kentte konaklamış olabileceğini düşünmekteyiz.
Zeugma, MS 252/253 yılları arasındaki Sasani Kralı I. Şapur’un kente saldırısı ve tahribatı, büyük oranda kentin işleyen ticari ve siyasi dinamiklerini yok etmiştir. Bu tarihten sonra, kırsalda bulunan ve toprağa bağlı çalışan kırsal kültürün, izleri artık kaybolmuş Romalı elit kültürün yerini aldığını görüyoruz. MS 4. yüzyıldan sonra Hıristiyanlaşan kentte Iustinianus dönemindeki Parth savaşları sırasında (MS 540-562) mevcut surun onarılmasıyla yeni bir savunma sisteminin oluşturulduğu bilinmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar bu surun bir bölümünü gün yüzüne çıkarmıştır. Yazılı kaynaklar Zeugma’yı Geç Antik Dönem’de bir piskoposluk merkezi olarak gösterirken, Suriye patriği Mikhail, MS 589’da kentte bir Meryem Ana (Theotokos) Kilisesi’nin inşa edildiği bilgisini aktarır. Kent, MS 636 yılındaki Yermük Savaşı’ndan kısa bir süre sonra İslam orduları tarafından fethedilmiştir. Bu dönemde askeri olarak yerleşik düzeyde ufak bir Müslüman askeri grubun kentin Karatepe mevki ve çevresinde yerleşmiş olabileceğini söyleyebiliyoruz. Son yıllarda bu Müslüman grubun MS 8.-9. yüzyıllara tarihlenen mezarlığına ait mezar taşlarından iki tanesi kent içinde bulunmuştur. Ele geçen diğer küçük buluntular kentte MS 9. ve MS 11. yüzyıllara kadar iskânın var olduğunu göstermektedir.