Zeugma’daki evlerin büyük bir çoğunluğu, sıcak iklime sahip bu coğrafyanın koşullarına uygun şekilde tasarlanmıştır. Korinth Tipi atrium’la benzerlik gösteren ancak çoğu zaman bir peristil şeklinde düzenlenmiş orta avluların etrafında sıralanmış odalardan oluşan evlerin planları, Yunan ve Roma ev tiplerinin harmanlandığı, yöresel iklime uygun hale getirilmiş örneklerdir ve büyük bir çoğunluğu kuzeye yönlendirilmiştir. (Resim 06.1) Kışın soğuğundan çok, yazın sıcağına karşı alınmış bir önlem olarak görülen bu yönlendirmeyle misafir odaları yaz sıcağında evin en serin mekânları haline gelmiştir. Birçok ev Belkıs Tepe’den Fırat Nehri’ne doğu uzanan yamaçlarda, kireçtaşı kayalara setler halinde oyulmuş ev yatakları üzerinde, manzaraya doğru konumlandırılmıştır. (Resim 06.2) Zeugma’nın eğimli topografyasından da yararlanan bu yamaç evler, özellikle serin kuzey rüzgârlarını evin içine alacak şekilde farklı kot yüksekliklerinde tasarlanmıştır.
Dionysos ve Danae Evleri Korugan Yapısı Altındaki Roma Dönemi Konutları
DANAE EVİ
Zeugma’daki Dionysos ve Danae evleri korugan yapısı altındaki Roma evlerinden biri olan Danae Evi adını, impluvium’unda bulunan mozaik üzerindeki Danae’nin Seriphos Adası’na bebek Perseus’la birlikte varış sahnesinden almaktadır. (Resim 06.3) İnce uzun bir plana sahip olan evin, kuzeydeki ana girişinden güneye doğru devam eden bir koridor hattında yerleştirilmiş avlu ve odalardan oluşan tasarımı, Zeugma’daki Muzalar Evi’ne benzerdir. Güneyinde yer alan ana kayaya oyma mekanlarının büyük bir bölümü antik dönemde çökmüştür. Danae Evi’nin kuzey girişinde solda kalan bir bölümü, MS 2. veya 3. yüzyılın ilk yarısında, ayrı bir yaşam birimi haline getirilmiştir. (Resim 06.4) Geometrik Desenli Mozaik Ev olarak adlandırılan bu birim, olasılıkla bir miras sorunu nedeniyle yeni bir yaşam birimi şeklinde Danae Evi’nden bölünmüş, konutun ilk sahibi ve evin en yaşlı erkek üyesi olan kyrios için ayrılmıştı. Oldukça sade bir mimari ve dekorasyon gösteren bu yaşam biriminin avlusunda geometrik desenleri içeren bir avlu mozaiği yer alır. (Resim 06.5) Tipik dikdörtgen bir avlu planı göstermeyen bu alt yaşam biriminin avlusu düzensiz planıyla, bu birimin daha önceden burada var olan Danae Evi’nin odalarından devşirilerek oluşturulduğunu kanıtlar niteliktedir. Geç Antik Dönem’de, Sasani tahribatında yıkılmış bu evin odalarını üzerine dairesel planlı bir Seramik Fırını (?) inşa edilmiştir. Geç Antik Dönem’de bir sanayi mahallesine dönüşen bu alandaki bu fırının duvarları, alttaki bu yaşam biriminin duvarlarını keserek sundurmada bulunan geometrik desenli mozaiğin üzerine oturur. Ayrıca Geç Antik Dönem’de, basınçlı su temini için ortası sonradan delinerek boru haline devşirilmiş sütun tamburları da üst kotlarda, hemen Dionysos Evinin ana girişindeki meydan şeklindeki sahanlıkta görülebilmektedir.
Danae Mozaiği
Danae Mozaiği, Danae Evi olarak adlandırılan Roma evinin impluvium olarak kullanılan avlusunun taban döşemesinde 2004 yılında gün ışığına çıkarılmıştır. (Resim 06.6 A, B, C) Mozaikte, Antik Dönem tragedyalarına konu olmuş bir diğer önemli novella’dan (kısa roman veya hikayeler) bir sahne canlandırılmıştır. Danae Mozaiğinin üzerindeki sahne, Argos kralı Akrisius’un kızı Danae’nin, oğlu bebek Perseus’la birlikte deniz sularından çekilerek Seriphos Adası’na çıkarılış temasını betimlemektedir.
Hikâyeye göre, Argos kralı Akrisius, krallığının geleceğinden endişe duyarak Delphi’deki Apollon kâhinlerine danışır. Ancak kâhinler, kızı Danae’den doğacak torununun onu öldüreceğini söylerler. Akrisius büyük bir endişeyle bu kehanetin gerçekleşmesini önlemek için kızı Danae’yi bir kafese kapatır. Ancak Zeus, Danae’yi çok beğenir ve altın damlası şeklinde kafese girer. Bir süre sonra Danae, oğlu Perseus’a hamile kalır. Doğum gerçekleştikten sonra Akrisius’un endişesi daha da artar, ancak ne kızına ne de torunu Perseus’a kıyabilir. Giritli marangoz Daidalos’a bir sandık yapmasını ve kızıyla torununu içine koyarak onları denize bırakmasını emreder. Denize bırakılan Danae ve Perseus, Poseidon’un yardımıyla Seriphos Adası’na ulaşırlar. Adanın kralı Polydektes’in balıkçı kardeşi Diktys ile diğer balıkçıların oltasına takılan sandık kıyıya çekilir ve kapağı açılan sandığın içinden kucağında bebek Perseus’la birlikte Danae çıkar. Mozaikteki sahne, tragedya oyunlarında oynanan bu dramatik hikâyenin seyircileri en çok etkileyen ve şaşırtan bir anını betimlemektedir. Daha sonra yiğit bir kahraman olacak olan Perseus, katıldığı bir cirit atma müsabakasında seyirciler arasında yer alan dedesi Akrisius’u bilmeden öldürecek ve kehanet gerçekleşecektir. Mozaiğin üzerindeki sahnede balıkçı Diktys, bebek Perseus’u almaya çalışmakta, bir başka balıkçı ise sandığın içine eğilerek tanımadıkları bu soylu kadının kimliği hakkında bir işaret aramaktadır. Danae sandıktan çıkarken kucağından düşen çift yüzlü balta aradıkları işarettir. (Resim 06.7) Bu balta hem Girit’in hem de Perseus’un babası Giritli Zeus’un sembolüdür ve tragedya oyunlarında seyirciyi heyecanlandırarak onlara hikâyeyle ilgili gizli mesaj veren bir işarettir. Çift yüzlü balta iyi şansın sembolü olmasının yanında, bazı araştırmacılara göre sahneye, sandığın açılmasında kullanılmak üzere bir gereç olarak yerleştirilmiştir.
Nymphe Mozaiği
Danae Mozaiğinin bulunduğu avluda, biriken yağmur sularını mozaik tabanının hemen altındaki büyük sarnıca yönlendiren ve evin su ihtiyacını karşılayan bir su sistemi bulunmaktadır. Suyun sarnıçtan yukarı çekildiği sarnıç ağzının bulunduğu yerde, sarnıcın hemen önünde, mozaikten yapılmış ufak bir sahanlık tasarlanmıştır. (Resim 06.8) Sarnıçtan alınan sularla, ayak yıkama veya banyo sahanlığı olarak kullanılan bu mekanın tabanındaki mozaik üzerinde geometrik desenler arasında merkezde bir Su Nymphe’sine (su perisi) ait bir baş betimlenmiştir. Mekânın işleviyle bağlantılı olarak seçilmiş bu figürün yer aldığı mozaiğin yakınında, evin hemen giriş kapısının yanında bir tuvalet mekanı (latrina) da yer alır.
Üç Güzeller (Kharites) Mozaiği
Bu mozaik, Danae Evi’nin avlusunda yer alan Danae Mozaiğinin hemen bitişiğinde yer alır. Mozaiğin büyük bir kısmı Danae Mozaiği ile bu mozaiğin arasında yeraltında bulunan bir sarnıcın Antik Dönem’de çökmüş olmasından dolayı tahrip olmuştur. Mozaikteki sahnede Yunan mitolojisinden bilinen ve Üç Güzeller olarak da adlandırılan Kharis’ler betimlenir. (Resim 06.9) Mozaiğin nispeten küçük ana sahnesinde (emblema), çıplak olarak betimlenmiş olan Kharis’ler resmedilmiştir. Kharis’lerin ne yazık ki sadece dizlerinden yukarısı korunmuştur. Diagonal yerleştirilmiş kare desenlerin bulunduğu çevre bordürünün içinde, mozaiğin emblema’sını çeviren olukça özenli yapılmış perspektif svastika-meander motifinin yapıldığı bordür bandı yer alır. (Resim 06.10) Svastika-meander’lerin aralarında oluşturulmuş kare alanlar (metop) içinde betimlenmiş idyllik ve bucolic masklar bulunmaktadır. Emblema’da kutlamaların, ziyafetlerin ve düğünlerin vazgeçilmez kişilikleri, neşe, sevinç, coşku ve bolluğu sembolize eden Üç Güzeller olarak adlandırılan Kharis’lerden üçü Aglae (güzellik, ihtişam ve görkem), Euphrosyne (neşe, sevinç) ve Thalia (bolluk, eğlenceli kutlama) betimlenmiştir. Kharis’ler Mozaiği, avluda yer alan Danae Mozaiği’ne göre, göstermiş olduğu mozaik tekniği, bordür repertuarı ve stili açısından daha erken bir tarihte, olasılıkla MS 2. yüzyılın ilk yarısında yapılmış olmalıdır.
DİONYSOS EVİ
Dionysos Evi, Zeugma’daki Hellenistik Agora’nın doğusunda yer alan Doğu Konut Sektöründe, Fırat Nehri’ne doğru inen bir yamacın kayalık falezlerinin üzerinde bulunmakta ve ören yerindeki Dionysos ve Danae evleri korugan yapısı altında sergilenmektedir. (Resim 06.11) Ana kayanın basamak şeklinde tıraşlanmasıyla oluşan düzlem üzerine oturan ev, Dor düzenine yakın sekiz sütunla çevrili, Korinth atrium’u olarak adlandırılan tarza yakın bir avluya sahiptir. (Resim 06.12) Kuzeyden, bir çıkmaz sokaktan iki girişi olan evin ana merkezini oluşturan avlu evin girişinin merkezi aksında yer alır. Bu merkezi avluyu çevreleyen odalardan en önemlileri avlunun hemen güneyindeki odalardır. Bu Roma evine adını veren Dionysos ve Ariadne’nin evlilik sahnesinin betimlendiği ön oda (vestibulum) ve buradan girilen kayaya oyma yemek odası, evdeki en gösterişli mekânlardır. (Resim 06.13) Kazılar sırasında Dionysos Evi’nden bulunmuş olan oldukça gösterişli bir pugio tipi askeri kama, clipeus veya scutum tipi bir kalkana ait umbo, evde yaşayan kişinin bir asker emeklisi olabileceğini gösterir. Dionysos Evi MS 252/253 yılları arasında yaşanan Sasani saldırıları sırasında çıkan bir yangınla yıkılmıştır. (Resim 06.14)
Dionysos ve Ariadne Evlilik Epaulia Mozaiği
Bu mozaik, Dionysos Evi’nin avluya bakan vestibulum’unda ortaya çıkarılmıştır. Dionysos Evi’nin misafir ve yemek salonu olarak kullanılmış olan kaya odasının hemen önündeki vestibulum’un tabanını süsler. 7,60x3,80 m ölçülerindeki mozaik, eve gelen misafirleri selamlarcasına yemek odasına girişte konumlandırılmıştır. (Resim 06.15) Mozaiğin bulunduğu mekândan sonra, ziyaretçiler daha serin olan, kayaya oyma, yazlık yemek ve misafir odasına geçmektedirler.
Mozaiğin üzerinde on figür yer alır. Sahnenin ortasında Dionysos, oldukça gösterişli bir kline üzerinde, aristokratik ve elit yemek yeme tarzı olarak uzanmış şekilde, sol dirseğinden destek alarak yaslanır durumda betimlenmiştir. Dionysos, sağ elini, tıpkı Eros ve Telete Mozaiği’nde Eros’un Telete’yi evlilik öncesinde cesaretlendirir şekilde omzuna yasladığı gibi, arkadan dolayarak Ariadne’nin omzuna koymaktadır. (Resim 06.16) Ariadne, khiton ve himation’dan oluşan oldukça zarif kıyafetler giymiştir. Başını örten kızılımsı veya koyu safran rengi duvağı sırtına almış ve başı açık olarak betimlenmiştir. Ariadne’nin duvağının açık olması, bu sahnenin Yunan evlilik törenlerinde ikinci gün töreni olan gamos sırasında anakalypteria olarak adlandırılan “duvak açma” töreninden sonra gelen üçüncü günde yapılan Epaulia, yani “hediye takdim seramonisi” sahnesi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, tüm kompozisyona bakıldığında Dionysos’un hemen sağında ayakta duran iki hizmetkâr kadın figürünün, ziynet eşyalarıyla dolu doron’u, yani hediyeyi, Ariadne’ye doğru çeyiz olarak getirdiği görülmektedir. Ariadne, kline’ye uzanmış olan Dionysos’un hemen önünde yine kline’de oturmaktadır. Ariadne’nin Dionysos’a doğru dönük gelen hediyelere sabırsızlıkla bakması, bunun bir Epaulia sahnesi olduğu düşüncesini kuvvetlendirmektedir. (Resim 06.17) Dionysos’un hemen önünde, ayak kısımları Herm figürleriyle süslenmiş, mensa delphica olarak adlandırılan üç ayaklı bir sehpa bulunur. Dionysos ve Ariadne Mozaiği emblema’sının sağ tarafında yer alan ince uzun geometrik desenlerle bezemeli alan ise özel bir amaç için tasarlanmıştır. İçinde, ortalarında daire betimi bulunan iki adet dikdörtgen ve ortalarında bir kare formlu geometrik desen bulunan bu kısım, büyük olasılıkla buraya yerleştirilen bir kline nedeniyle bu şekilde tasarlanmıştı. Bu kline Antik Yunan evliliklerinde de var olan, tıpkı Dionysos ve Ariadne’nin evlilik sahnesinde olduğu gibi “evlilik kline’si” için ayrılmış bir alan olmalıdır. Bu mozaik büyük olasılıkla bir evlilik hediyesi olarak bu evde oturacak bir çift için yapılmıştır. Sahne mitolojiden seçilmiş tanrısal, ölümsüz bir evliliği konu almakta ve alegorik olarak yeni evlenen çiftin birlikteliklerinin Dionysos ve Ariadne gibi ölümsüz olması temennisini vurgulamaktadır. Dionysos ve Ariadne’yi betimleyen bu mozaik stilistik olarak değerlendirildiğinde, yeni araştırmalar ışığında MS 2. yüzyılın ortalarına tarihlendirilebilir. Mozaik 1992 yılında bir kaçak kazı üzerine tespit edilmiş ve Gaziantep Arkeoloji Müzesi tarafından kazılmıştır. Ancak 1998 yılındaki bir diğer kaçakçılık faaliyeti ile büyük oranda tahrip edilerek, bazı figürleri yurt dışında kaçırılmıştır. Geri kalan kısımları yerinden alınmış ve bugün Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir. (Resim 06.18)
Yemek Odası Geometrik Desenli Mozaik
Evin kayaya oyma odası içinde yer alan taban mozaiği olup 5,00x5,40 m ölçülerindedir. (Resim 06.19) Mozaiğin üzerinde, Kuzey Suriye bölgesinde oldukça yaygın olan bir geometrik mozaik tasarım şablonu yer alır. Ortada merkezi bir madalyon içinde altı yapraklı bir rozet; merkezi madalyonu çevreleyen, birbirine sarmal ve dalga bantlarla bağlanmış sekiz madalyonun merkezinde ise dairesel, ufak yapraklı, bitkisel görünümlü başka bir rozet yer alır. Toplam dokuz madalyonun betimlendiği ana kompozisyon Roma convivium’unda ideal davetli sayısı olan dokuz sayısının yanı sıra Muzalara da vurgu yapmaktadır. Tüm kompozisyon kare çerçeve içine yerleştirilmiş dairesel ikinci bir çerçeveyle sınırlandırılmıştır. (Resim 06.20) Köşelerde oluşan boşluklara simetrik, palmet benzeri bitkisel bezemeler yerleştirilmiştir. Mozaik bugün Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir.
Peristil Avlu, Geometrik Desenli MozaiK
Dionysos Evi’nin peristil avlusunun tabanında evdeki diğer mozaiklere göre daha sade yapılmış olan avlu mozaiğinde kırmızı, bej, sarı ve koyu gri tessera kullanılarak geometrik desenlerden oluşturulmuş bir dekorasyon şeması tercih edilmiştir. (Resim 06.21) Sığ havuz olarak da kullanılan bu mozaik, avluya akan yağmur sularının avludaki sütunların arasında bulunan sarnıcın dolmasına yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır.
A EVİ
Korugan yapı altındaki bir diğer konut, 2006 yılında ortaya çıkarılmış ve “A evi” olarak adlandırılmış Roma evidir. Dionysos Evi’nin üst kotunda yer alan ve nispeten biraz daha küçük bir alanı kaplayan evin ilk inşası, büyük olasılıkla MS1. yüzyılın sonlarında tamamlanmıştır. (Resim 06.22) Arkeolojik verilere göre şimdilik iki yapı evresi bulunan yapı, Antiokheia’da gerçekleşen ve geniş bir bölgeyi etkileyen 13 Aralık 115 depreminde sonra yeniden tasarlanmıştır. Ev ilk yapı evresinde iki sütunun bulunduğu sundurma (loggia) önünde bir bahçeye (hortus) sahiptir. Olasılıkla Antiokheia depreminden sonra, sundurmanın önündeki bahçe mozaik kaplı dar bir avluya çevrilmiş ve etrafı avlunun çatı saçaklarını taşıyan Toskana Tip’inde İtalik özellikler gösteren bir mimari dil kazanmıştır. (Resim 06.23) Bu tadilat aşamasında bahçenin bir kısmı doldurularak yüksek bir oda haline getirilmiştir. Tabanı mozaikle kaplı bu oda ikini evrede inşa edilen geometrik desenler yer alan mozaik kaplı avluya açılan bir pencereye sahiptir. Daraltılan ve mozaik kaplı bir avluya dönüştürülen bahçeye bakan duvarlar freskler ile kaplıdır. Bu yeni düzenlemede avlunun hala bir bahçe görüntüsü vermesi amacıyla duvarlarına, arkasında çiçeklerin olduğu kafes-çit görünümlü bir dekorasyon uygulanarak derinlik hissi yaratılmıştır. Bu duvar dekorasyonuna ait bir kısım avlunun batı duvarında korunmuştur. Sundurmanın arkasındaki duvarda ise bitkisel bezemeler arasında kuş betimleri yer alır. Olasılıkla ilk yapı evresine ait bu freskin bulunduğu duvarın hemen yanında, ikinci yapı evresinde, bir sarnıç eklenmiştir. Kemerli çıkrık kısmının görüldüğü bu sarnıç mozaikli avluya düşen yağmur sularını toplayarak evin su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. Sarnıcı besleyen bir diğer su sitemi de evin çatısından gelen suları sarnıçta toplamak üzere gerçekleştirilmiştir. Avlunun hemen yanında kemerli bir niş benzeri yapı yer almaktadır. Mermer kaplama ile kaplanmış izlenimi veren fresklerle bezeli bu niş evi koruduğuna inanılan tanrıların ufak heykelciklerini içeren, İtalik gelenekte sık karşımıza çıkan lararium benzeri bir niştir. (Resim 06.24) Burada büyük olasılıkla, konutta yaşayan ailenin en yaşı erkek üyesi, (kyrios - pater familias) pişmiş topraktan tanrı imgeleri kullanarak çeşitli ritüeller gerçekleştirmekteydi.
A Evi’nde yer alan ufak dinlenme ve yemek odasında üzerinde Eros figürleri bulunan bir mozaik yer alır. Ancak bu mozaik kaçakçıların burada daha önce açmış olduğu bir kaçakçı tüneli sayesinde parçalanarak tahrip edilmiştir.
A Evi’nin, bir alt kotunda bulunan Dionysos evi ile fiziki bir bağlantısının olduğu düşünülmektedir. Ev mimari dil açısından, İtalik-Latin özellikler gösterir. A Evi, belki de Dionysos Evi’nde yaşayan kalburüstü bir Zeugma’lının ailesine, evlilik yoluyla dahil olmuş, emekli bir Roma vatandaşı lejyonere aitti. Ev, MS 252/253 yılındaki Sasani tahribatındaki yangında büyük oranda yıkılarak, kullanım dışı kalmıştır.
B EVİ
B Evi, A Evi’nin hemen batısında, A Evi’ne bitişik nizamda inşa edilmiş bir Roma konutudur. MS 1. yüzyılın sonlarında inşa edildiği düşünülen konut, MS 252/253 yılındaki saldırıda ayakta kalmıştır. MS 4. yüzyıl sonlarında kadar iskân görmüş olan ev oldukça sade bir dekorasyona sahiptir. (Resim 06.25) Basit bir plana sahip olan evin girişi güneyde yer alan bir sokağa açılmaktadır. Evin avlusunda siyah ve beyaz tesseralarla yapılmış avlu mozaiği oldukça basit bir geometrik desen içerir. Avlunun küçüklüğü ve avlu bordür taş temellerinin (stylobat) darlığı, avlunun üzerindeki çatı açıklığının (compluvium) herhangi bir sütun sırası ile taşınmadığını düşündürür. Bu tasarım yağmur sularını toplama ve sığ havuz görevi gören avlunun (impluvium) İtalik tarzda bir düzenleme ile yapılmış olabileceğini (atrium) göstermektedir. Evin odaları bu avlu etrafında tasarlanmıştır. (Resim 06.26)
ANTONIANOS EVİ FRESKLİ ODA
Dionysos Evi’nin kuzeyinde, Danae Evi’nin alt yaşam birimi olarak ayrılmış Geometrik Desenli Mozaik Evi’nin doğusunda yer alır. Diğer yaşam birimleri çöken falez nedeniyle büyük oranda tahrip olmuş eve ait olan bu oda, duvar dekorasyonları ve üzerindeki graffito’lar ile bize önemli bilgiler vermektedir. (Resim 06.27) Mermer kaplama görünümü veren, ancak boyama ile yapılmış duvar dekorasyonu MS 2. yüzyıla tarihlenebilmektedir. Mozaik bulunmayan odanın tabanı, olasılıkla odanın dekorasyonuna uygun desenlere sahip, dokuma ile yapılmış halı ile kaplıydı. Mekanın güney duvarında yer alan bir temenni yazıtında, bu mekânda yaşamaya başlayacak bir aileye köleleriyle birlikte hayırla ve talihle oturmaları dilenmektedir. (Resim 06.28) Ayrıca odanın opus sectile mermer dekorasyon izlenimi veren freskle yapılmış duvar dekorasyonu üzerindeki iç içe geçmiş iki kare desen üzerinde büyük harflerle yazılmış “Herkesin Efendisi (kyrios) Antonianos’u hatırlayın!”, hemen altında ise ismi korunmamış ama olasılıkla Antonianos’un karısı (kyria) evin büyük hanımefendisinin isminin hatırlanması için de “Hanımefendi (filancayı) hatırlayın!” ifadesi yer almaktadır. Bu odanın duvarında karşımıza çıkan Antonianos gibi Latin kökenli isimler Zeugma’da MS 2. yüzyılın ikinci yarısında Romalılaşmış kimliklerin varlığını bize gösteren bulgulardır.
Muzalar Korugan Yapısı
MUZALAR EVİ
2007 ve 2019 yılları arasında Dionysos ve Danae evleri korugan yapısının doğusunda, Birecik Barajı rezervuarının hemen kenarında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış olan Muzalar Evi, yaklaşık 12x30 m boyutlarında dikdörtgen bir plan gösterir. 2007 yılından bu yana kazısı aralıklarla devam eden bu Roma Dönemi evi, Zeugma’daki diğer evler gibi konumlandığı topoğrafyaya göre dikdörtgen bir planda tasarlanmıştır. (Resim 06.29) Ev kısmen simetrik bir plan göstermekte ve ana kullanım aksı İtalik örneklerde olduğu gibi evin ortasında yer alan kuzey-güney doğrultulu merkezi koridorla sağlanmaktadır. Evin ana girişi kuzeyden bir kapıyla yapılmakta ve güneye doğru bir aks doğrultusunda devam etmektedir. Ana girişin hemen karşısında koridorun doğudan ışık alması için ince uzun dikdörtgen şeklinde bir avlu açıklığı bırakılmış, bu sayede koridora ışık ve hava girişi de sağlanmıştır. Muzalar Mozaiği: Muzalar Evi’nin ana girişinin hemen sağında yer alan ve Muzalar Mozaiğinin bulunduğu mekân, evin ana girişine yakın, erkeklere ayrılmış ve andron olarak kullanılan bir yemek odasıdır. (Resim 06.30) Evin daha mahrem arka odalarının aksine girişe yakın konumlandırılmış bu oda daha çok evin efendisi veya evin beyi sayılan kyrios’un erkek misafirlerini ağırladığı bir mekândır. Kare bir plan gösteren odanın duvarlarında Dionysos ve convivium kültürüyle bağlantılı, asma dalları ve üzümlerin betimlendiği, ayrıca Dionysiak ritüellerle bağlantılı thyrsos betimleri ve girlandların resmedildiği bir duvar dekorasyonuna sahiptir. Odanın tabanında ise Muzalar Evi’ne ismini veren Muzalar Mozaiği yer alır. MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bu mozaikte, giyoş motifleriyle oluşturulmuş madalyonların içinde betimlenmiş dokuz Muza yer alır. Ortadaki büyük madalyon üzerinde baş Muza ve epik şiirin ustası Kalliope betimlenmiştir. Büst şeklinde betimlenmiş Muzaların yanlarında Eski Yunanca harflerle isimleri yazılıdır. Muzalardan Klio tarih yazımının, Euterpe şarkının, Elegiak şiirin, Erato lirik şiirin, Melpomene tragedyanın, Polyhmnia ilahilerin, Terpsikhore dansın, Thalia komedyanın ve Urania da astronominin esin perisidir. (Resim 06.31) Muzaların başlarına, Antik Yunan mitolojisinde çığlıklarıyla ünlü olan ve yarı kadın, yarı kuş şeklinde betimlenen Siren’lerin tüylerinden yapılmış taçlarını taktıkları görülür. Antikçağ yazarlarından Pausanias’ın aktarımından da (Paus.9.34.3-4) “şarkı yarışmaları” sonrasında başlarına zafer simgesi olarak bu taçları taktıklarını bildiğimiz Zeugma Muzaları, ikonografideki ender örneklerdendir.
Muzalar Mozaiğİ
Muzalar Evi’nin ana girişinin hemen sağında yer alan ve Muzalar Mozaiğinin bulunduğu mekân, evin ana girişine yakın, erkeklere ayrılmış ve andron olarak kullanılan bir yemek odasıdır. (Resim 06.30) Evin daha mahrem arka odalarının aksine girişe yakın konumlandırılmış bu oda daha çok evin efendisi veya evin beyi sayılan kyrios’un erkek misafirlerini ağırladığı bir mekândır. Kare bir plan gösteren odanın duvarlarında Dionysos ve convivium kültürüyle bağlantılı, asma dalları ve üzümlerin betimlendiği, ayrıca Dionysiak ritüellerle bağlantılı thyrsos betimleri ve girlandların resmedildiği bir duvar dekorasyonuna sahiptir. Odanın tabanında ise Muzalar Evi’ne ismini veren Muzalar Mozaiği yer alır. MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bu mozaikte, giyoş motifleriyle oluşturulmuş madalyonların içinde betimlenmiş dokuz Muza yer alır. Ortadaki büyük madalyon üzerinde baş Muza ve epik şiirin ustası Kalliope betimlenmiştir. Büst şeklinde betimlenmiş Muzaların yanlarında Eski Yunanca harflerle isimleri yazılıdır. Muzalardan Klio tarih yazımının, Euterpe şarkının, Elegiak şiirin, Erato lirik şiirin, Melpomene tragedyanın, Polyhmnia ilahilerin, Terpsikhore dansın, Thalia komedyanın ve Urania da astronominin esin perisidir. (Resim 06.31) Muzaların başlarına, Antik Yunan mitolojisinde çığlıklarıyla ünlü olan ve yarı kadın, yarı kuş şeklinde betimlenen Siren’lerin tüylerinden yapılmış taçlarını taktıkları görülür. Antikçağ yazarlarından Pausanias’ın aktarımından da (Paus.9.34.3-4) “şarkı yarışmaları” sonrasında başlarına zafer simgesi olarak bu taçları taktıklarını bildiğimiz Zeugma Muzaları, ikonografideki ender örneklerdendir.
Gynaikeion - İdeal Kadınlar Mozaiği I
Muzalar Mozaiğinin bulunduğu erkekler için ayrılmış evin yemek salonundan sonra oldukça gösterişli dekore edilmiş diğer oda evin hanımefendisi ve hizmetkarları için ayrılmış ve daha çok kadınların zaman geçirildiği mekan sayılan gynaikeion dur. Odanın tabanında perspektif olarak verilmiş svastika-meander bezemeli çerçeveler içine yerleştirilmiş dört madalyon içinde ideal kadın betimleri yer alır. (Resim 06.32) Karşılıklı tasarlanmış birbirinin aynısı büst şekline yelleştirilmiş bir çift kadın figürü olasılıkla mitolojiden ve edebi romanlarda ünlenmiş iffetli kadın kahramanlardan (Heroine) esinlenerek yapılmıştır. İsimleri herhangi bir yazıtla belirtilmemiş bu figürlerin mitolojiden bilinen herhangi bir Heroine’lere ait olduğunu söylemek oldukça güç olsa da bazılarının Homeros dünyasından başlayarak Yunan edebi metinlerinde övülen ve değer verilen kadın kahramanlara, yüksek meziyetleriyle tanınan ideal kadınlara referans verdiğini de düşünebiliriz.
Okeanos ve Tethys Mozaiği
Muzalar Evi’nin gösterişli ana avlusunda Zeugma’daki diğer evlerde de sıkça rastlanan Klasik Yunan Mitolojisinde denizlerin yaratıcı tanrı ve tanrıçası Okeanos ile Tethys betimlenmiştir. (Resim 06.33) Çeşitli deniz canlıları ve balıklarla birlikte oldukça zengin bir şekilde betimlenmiş bu avlu mozaiğinin köşelerinde, yunus balıklarının üzerinde balık tutan Eros figürleri yer alır. Evin neredeyse ana yaşam alanını oluşturan, ayrıca eve hava ve ışık girmesini sağlayan üzeri açık bu avlu, aynı zamanda yaşayanlarının önemli bir ihtiyacı olan yağmur suyunun toplandığı yüzeyi oluşturuyordu. Antik Yunan-Roma kültürünün vazgeçilmez sosyalleşme kültürü içinde çok önemli rol oynayan ve evlerde gerçekleşen müzikli yeme-içme toplantılarında bu avlular suyla doldurulur ve mekânların serinliği bu şekilde sağlanırdı. Üzerinde çeşitli deniz canlılarının betimlendiği mozaik (Resim 06.34), bu sayede mimari anlamda suyla bütünleşerek evin bereketini, bolluğunu sembolize ederdi.
Batı sundurma (loggia), İdeal Kadınlar Mozaiği 2
Korinth düzeninde sütunların bulunduğu gösterişli bir mimariye sahip batıdaki sundurmanın tabanı, yine oldukça etkileyici bir mozaiğe sahiptir. Bu mozaiğin üzerinde, geometrik desenli çerçeveler içinde iki kadın figürü daha yer alır. Antik Dönem’de şans getirdiğine inanılan çift ağızlı balta figürleriyle birlikte betimlenmiş iki kadın figüründen biri, kadınlara ait gynaikeion’dan bu mekâna girenlere, diğeri ise kaya odasından çıkanlara göre yönlendirilmiştir. (Resim 06.35) Gerek sundurmada gerek bir kapısı bu sundurmaya açılan gynaikeion odasında yer alan mozaiklerde betimlenen kadın figürleri, Antik Yunan edebiyatında ve mitolojisinde eşine, ailesine bağlı ve kahraman olarak bilinen ideal kadınlara aittir. Mozaikteki figürlerin, Euphrates ve Poseidon evlerinden bulunmuş ve bugün Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenen gynaikeion duvar fresklerinde betimlenmiş, Odysseus’u savaşın bitişine kadar sadakatle bekleyen karısı Penelope, Akhilleus’un sadık sevgilisi Deidameia veya Metiokhos’a kavuşmak için bekleyen ideal aileye referans olarak Antik Yunan mitolojisi ve edebi metinlerden bilinen kadın karakterleri temsil ediyor olabilecekleri de düşünülmelidir.
Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki Mozaikler
MAENAD EVİ
Planı tam olarak anlaşılamamış olan bu büyük Roma evinin 9.25x13.50 m boyutlarındaki alışılmışın dışında mozaik düzenlemesine sahip triclinium yemek salonunda, birbirinden farklı üç figürlü emblemata bulunmaktadır. (Resim 06.36) Etraflarında içinde asma dalları ve üzümler, ayrıca mask şeklinde betimlenmiş Maenad ve Pan ile kuş betimlerinin yer aldığı oldukça kalın bordür frizi yer alır. “Çingene Kızı” olarak adlandırılan Maenad başı da bu bordüre aittir. Emblema’lardan bir tanesinde Orpheus ve Kalliope betimlenmiştir. Eve ait diğer odalarda triclinium’un hemen yakınındaki bir cubiculum veya mahrem dinlenme odasında Akratos ve Euphrosyne Mozaiği bulunur. Triclinium’un önünde yer alan sundurma şeklindeki ön odada ise Dionysos ve Ariadne’nin Naksos Adası’ndaki buluşma sahnesi betimlenmiştir. Maenad Evi’nin geniş peristil avlusuna ait, üzerinde deniz yaratığı Ketos’un figürünün yer aldığı sadece bir parça mozaik ele geçmiştir. Mozaiklerin üzerindeki Antik Dönem onarımları, evin uzun süre kullanıldığına işaret eder.
Akratos ve Euphrosyne Mozaiğİ
4,00x3,50 m ölçülerindeki mozaik, oldukça iyi korunmuş figürlü bir emblema ve kline boşluğu olarak kullanılmış geometrik bezemeye sahip, iki betim alanından oluşmuştur. Maenad Evi’nin bir yatak odasının tabanını süsleyen mozaik, bu mahrem ve özel odaların işlevine ve ortamına ışık tutan anlamlı bir sahne içerir. (Resim 06.37) Mozaik üzerindeki sahnede, insanı çabuk sarhoş ederek kontrolden çıkmasına neden olan, suyla karıştırılmamış sek şarabı ve sarhoşluk taşkınlığını sembolize eden Akratos figürü, hemen yanında neşe ve sevincin kişileştirilmesi olan Euphrosyne’yle birlikte bir açık hava symposion’unda gösterilmiştir. Her ikisi de ayrı ayrı ancak yan yana yerleştirilmiş yer şiltesi üzerine uzanmış haldedir. Akratos’un hemen yanında, bir podyum üzerinde, altından, kulpsuz bir kalyks krater vardır. Esasen şarapla suyun karıştırılması için kullanılan ve normalde kulplu olan kalyks krater’in kulpsuz yapılmış olması, Akratos’un saf şarabı temsil etmesine referans verilmek üzere bilinçli olarak tercih edilmiştir. Akratos krater’den aldığı saf şarapla, altından yapılmış bir rython kullanarak Euphrosyne’nin içki kabını doldurur. Euphrosyne’nin arkasında yer alan yarısı kurumuş ağaç betimi Hellenistik Dönem resim sanatında özellikle doğada geçen sahnelerde sıklıkla başvurulan bir betimlemedir. Suyla karıştırılmamış sek şarap içmek, tanrılara özgüdür; özellikle de Dionysos’a. İnsanlar arasında ise barbarlara özgü kontrolsüz davranışı sembolize etmekteydi. Akratos figürü Euphrosyne’ye ölçülü olarak şarap vererek, adabında içmenin ortamın neşe ve coşkusu için bir denge kaynağı olduğunu vurgulasa da aslında çiftlerin, bu mekânın ortamına uygun olarak ve Akratos’un etkisine kapılarak, kendilerini kaybedecek kadar ancak sarhoş olmadan hayattan zevk almalarına da vurgu yapar. Böylece bu mekânların çiftlere ait mahrem dinlenme veya yemek odaları olarak işlev gördüğü de anlaşılmaktadır.
Peristilli Avlu Mozaiği
Maenad Evi’nin peristil avlusunu kaplayan büyük bir mozaiğe ait olduğu düşünülen mozaiğin diğer kısımlarında büyük olasılıkla su yaratıkları ve canlıları Okeanos, Tethys ve Posedion’la birlikte yer almaktaydı. (Resim 06.38) Ancak çok tahrip olmuş mozaikten sadece deniz yaratığı Ketos korunmuştur. Mimari açıdan da son derece tahrip olduğu anlaşılan peristilin planı kesin olarak bilinememektedir.
Triclinium Mozaiği
Maenad Evi olarak adlandırılan bu büyük Roma evinin 9,25x13,50 m ölçülerindeki triclinium’u, Zeugma’da şimdilik bilinen en büyük yemek salonudur. Alışılagelmiş T+U formu triclinium tasarımlarından daha farklı düzenlenmiş odanın tabanındaki emblema ve bordür düzenlemeleri, bilinen diğer örneklerden farklı uygulamalar gösterir. Antiokhiea örneklerine yakın tarzda düzenlenmiş emblema’lar arasında, neredeyse ana betim sahneleri kadar geniş tutulmuş bordür frizleri yer almaktadır. (Resim 06.39) Üç figürlü emblema’nın yer aldığı mozaik tabanda, oldukça tahrip olmuş karşılama emblema’sından çok küçük bir parça günümüze kadar ulaşmıştır. Bu parçaya göre, karşılama embelama’sının birkaç betim alanından oluştuğunu söyleyebiliyoruz. Ortada yer alan emblema’nın neredeyse tamamı tahrip edilmiş ve sadece bordürü korunmuştur. U formunda yerleştirilmiş kline’lerin arasında kalan emblema’da, çok tahrip olmasına karşın, korunmuş olan figürlü parçalar üzerinde yine korunmuş yazılardan Orpheus ve Kalliope, ya da Euterpe’nin betimlenmiş olduklarını söyleyebiliyoruz. Triclinium’da kline’lerin yerleştirildiği ve üzerinde hizmetkârların beklediği kenar kısımlarda ise çokgen perspektif izlenimi veren geometrik çerçevelerin aralarına yerleştirilmiş kare figür alanları yer alır. Bu kare figür alanlarında tiyatro maskları, Pan, Satyr ve Silenos figürlerinin yanı sıra ötüşleriyle ünlenmiş çeşitli kuş figürleri ve Dionysos ile bağlantılı Hint tavus kuşu figürü de betimlenmiştir. Bu geometrik panoların bazılarında ise rozet tarzında yapılmış çiçekler bulunur. Son yıllarda bu mozaik tabana ait yurt dışına kaçırılmış parçalar Amerika Birleşik Devletleri’nden Gaziantep, Zeugma Mozaik Müzesi’ne getirilmiş ve müzede sergilenmeye başlamıştır. (Resim 06.40)
Orpheus Embleması
Maenad Evi’nin büyük triclinium salonunda yer alan üç emblemata’dan kline’ler arasında kalan kare emblema’da oturur durumda betimlenen ozan Orpheus’un sadece ayakları korunmuştur. Doğulu tarzda giymiş olduğu pantolonu, dizlerinden üzerine atılmış himation’u ve deriden yapılmış ayakkabısı görülmektedir. (Resim 06.41) Ayaklarının altında korunmuş olan Eski Yunanca OPΦ- harflerinden, figürün Orpheus olduğu kesinlik kazanmıştır. Parçanın diğer tarafında yer alan -ΠH harfleri, Orpheus’un yanında duran annesi baş Muza Kalliope’ye ya da müziğin esin perisi olan Euterpe’ye aittir. Emblema’ya ait bir diğer parça üzerinde korunmuş olan Kalliope’nin gövdesinin üst kısmı dışında emblema’ya ait başka bir parça korunamamıştır. Parçalar üzerinde korunmuş kısımlar ve Orpheus’un ikonografideki paralel örnekleri değerlendirildiğinde, Orpheus’un oturur durumda lir çaldığını söyleyebiliyoruz. Annesi Kalliope veya Euterpe ise büyük olasılıkla Orpheus’un hemen yanında durmaktaydı. Sahnenin büyük oranda tahrip olmuş olması sağlıklı bir öngörü yapmayı mümkün kılmasa da emblema’daki bu kompozisyonun, her iki figürün birlikte betimlendiği, nadir örneklerden biri olduğunu söyleyebiliyoruz.
Bordür Frizleri: Maenad’lar ve Pan’lar
Maenad Evi’nin en tanınmış mozaik parçalarından biri, hiç şüphesiz “Çingene Kızı” olarak sonradan adlandırılmış ve bu eve de adını veren üzerinde bir Maenad’ın başının üst kısmının resmedildiği mozaik parçasıdır. Başına sakkos benzeri bir bandana takmış olan Maenad, kulağında küpesi ve sakkos’un kenarlarından dağılmış saçları, oldukça etkileyici yapılmış iri gözleri ile diğer örneklerden çok daha fazla dikkat çekicidir. (Resim 06.40 – Resim 06.42 – Resim 06.43) Triclinium da yer alan, nispeten küçük yapılmış emblema’lara göre oldukça geniş tutulmuş bordür frizinde Maenad başı gibi Dionysos’la bağlantılı Satyr, Pan ve kuş betimleri yer alır.
Dionysos ve Ariadne Mozaiği
Bu mozaik, Maenad Evi’nin büyük triclinium’unun ön giriş odası veya vestibulum’u için tasarlanmış bir taban döşemesine aittir. Mozaik üç ayrı betim panosundan oluşmaktadır. 7,58x3,10 m ölçülerindeki taban mozaiği büyük olasılıkla yazları, peristilli avluya bakan bir oturma mekânı işlevi de görmekteydi. (Resim 06.44) Çok azı korunmuş olan mozaiğin emblema’sında Dionysos ve Ariadne, Hellenistik Dönem özelliği olan bir ağaç ve gölge yapması için ona bağlanmış bir tentenin altında görülür. Sahne pastoral bir buluşmayı betimlemesi nedeniyle büyük olasılıkla iki sevgilinin Naksos Adası’nda gerçekleşen ilk buluşması olarak yorumlanabilir. Ağacın hemen yanında, başı korunmuş olan sakallı yaşlı figür, kaliteli şaraplarıyla bilinen Thrakia’nın rustik tanrısı ve Dionysos’un at arabacısı Maron olmalıdır. Euripides, Maron’u Dionysos’un oğlu ve Silenos’un öğrencisi olarak niteler. Ağacın diğer yanında ise Pan’ın başı görünmektedir. Figürlü emblema’nın solundaki kare panoda siyah-beyaz ufak üçgen bezeklerle oluşturulmuş geometrik alan göze çarpar. Bu alanın ortasındaki ufak kare panoda ise asma dalları ve yapraklardan yapılmış tacıyla Dionysos başı yer alır. Panonun kenarları, Amazonların pelta olarak adlandırılan kalkanlarının betimlendiği ince uzun bordürlerle sınırlandırılmıştır. Sağdaki kare pano ise Maenad Evi’ndeki Orpheus betiminin yer aldığı büyük triclinium mozaiğinde olduğu gibi, geometrik bezekler arasında çeşitli kuşların ve bitkisel bezemelerin yer aldığı bir tasarıma sahiptir.
Okeanos ve Tethys Avlu Mozaiği
Oldukça dik bir yamaçta, Fırat Nehri kıyısından şehre giren bir yolun hemen kenarında bulunan bir evin sadece peristilinde yapılan çalışmalarda, peristile ait taban mozaiği ortaya çıkarılmıştır. Sığ havuz olarak da kullanılmış, 1,50x3,30 m ölçülerinde oldukça ufak sayılabilecek peristil mozaiğinin üzerinde Okeanos ve Tethys, çeşitli balıklar ve deniz canlılarıyla birlikte betimlenmişlerdir. (Resim 06.45)
Dionysos Mozaiği
Okeanos Evi’nin peristilinin batısındaki loggia olarak tasarlanmış mekânın taban döşemesindeki dikdörtgen dört panel arasındaki panoda, giyoş bezemeli dairesel bir madalyon içinde, Dionysos başındaki nimbus’la betimlenmiştir. (Resim 06.46) Başında asma veya sarmaşık yapraklarından bir taç bulunan Dionysos, uzun bukleleri ve sol omzunu örten sarı bir giysiyle gösterilmiştir. Mozaik MS 2. yüzyılın sonları, MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.
Geometrik Desenli Impluvium mozaiği
Okeanos Evi’nin sığ havuzlu bir diğer peristiline ait taban mozaiğidir. Merkezinde kare ve dairesel geometrik bezeme etrafında yer alan dört adet köşeli geniş geometrik rozet bezeme ile aralarında kalan kare ve dikdörtgen panolardan oluşur. (Resim 06.47) Geometrik rozet bezemelerde, üç boyutlu derinlik olgusu oluşturmak için uygulanmış farklı renk tessera kullanımı görülür. Mozaik MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.
Geometrik Desenli Mozaik
Okeanos Evi’nın impluvium’una açılan odalardan birine ait dikdörtgen taban mozaiğidir. Yer yer tahrip olmuş olan mozaik, iki geometrik kare panodan oluşur. Dikdörtgen mozaik, üçgen bezemeli dış bordür bandının içine yapılmış giyoş bezemesiyle çerçevelenmiştir. (Resim 06.48) Korunan kare panonun ana betim alanı; kırmızı, sarı, siyah ve beyaz tessera’larla yapılmış yamuk ve kare bezeklerle meydana getirilmiş üç boyutlu ve göz yanıltıcı tarzda geometrik desenlerden oluşmaktadır. Mozaik MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir.
POSEİDON EVİ VE MOZAİKLERİ
1999 ve 2000 yıllarında Gaziantep Müzesi Başkanlığı’nca yapılan kurtarma kazılarında ortaya çıkarılmış iki Roma konutuna verilmiş isimdir. Her biri yaklaşık 578 m2’lik bir kullanım alanına sahip iki konutun birleştirilmesi neticesinde, Poseidon Evi’nin kullanım alanının yaklaşık 1156 m2 civarında olduğu söylenebilir. İki farklı konut birimi olarak tasarlanmış olan konutlar, bir dönem birleştirilmiş daha sonra bağlantı geçişi iptal edilerek tekrar ayrılmıştır. (Resim 06.49 ev planı) A ve B olarak iki birimden oluşan konutun birleştirilmesi ve sonradan bölünerek tekrar ayrıştırılmasında, Antik Dönem’de çok sık karşılaşılan, genişleyen aile ve miras faktörleri büyük rol oynar.
POSEİDON EVİ A BİRİMİ
Poseidon Evi’nin A Birimi içindeki mekân bölümlemeleri ve ilişkileri incelendiğinde iki ayrı yaşam ünitesinin yer aldığı görülür. Birinci ünite, P3, P4, P5, P6 olarak numaralandırılmış mekânlardan oluşmaktadır. Bu mekânlar P6 numaralı odanın duvarındaki fresk üzerine dipinto tekniğiyle adı yazılmış evin kyrios’u Germanos’a ve karısına aittir. Bu ünitede evin ana yemek salonu olan P3 numaralı odada, Pasiphae Mozaiği yer alır. Ayrıca bu ünite içinde kullanılan P4 numaralı mekân, Germanos’a ait bu ünitenin kendi özel avlusudur. Sığ havuz şeklinde kullanılan bu avluda oldukça gösterişli bir çeşme ve avlu tabanında “Akhilleus Skyros’ta” sahnesinin betimlendiği mozaik bulunmaktadır. (Resim 06.50) Germanus ve eşi için ilk olarak evlilik odası olarak düzenlenmiş ancak daha sonra özel dinlenme veya yatak odası olarak kullanılmış olan P5 numaralı oldukça gösterişli mekânda, evliliğe vurgu yapan Eros ve Telete Mozaiği bulunmaktadır. (Resim 06.51) İkinci ünite, P36, P37, P38, P41 numaralı mekânları kapsar. Birbiriyle bağlantılı bu odalar, olasılıkla Germanos’un soyundan bir aileye aittir. Bu mekânlardan P37 numaralı mekân, Eros ve Telete Mozaiği’nin bulunduğu oda gibi bir evlilik odası olarak düzenlenmiştir. Oldukça gösterişli bir dekorasyona sahip bu odada “Aphrodite’nin Doğuşu” sahnesi betimlenmiştir. (Resim 06.52) Oda sonradan özel dinlenme veya yatak odası olarak kullanılmış olmalıdır. Bu ünitenin misafir salonu ise P38 numaralı mekândır ve tabanında Satyros ve Antiope Mozaiği yer alır. P38 numaralı mekân bu ünitenin ufak misafir salonu veya dinlenme odasıdır. Bu ünitede yer alan P36 numaralı mekân, odalar arasında bağlantı kuran ve büyük peristilli avluya açılan bir koridor olarak kullanılmıştır. P41 numaralı mekânda herhangi bir dekorasyon bulunmamaktadır. Kayaya oyma olarak yapılmış P29 numaralı mekân ise ortak kullanılan mekânları içerir. Latrina ve hamam mekânı gibi ıslak hacimlerin ve deponun bulunduğu bu mekânın önünde üzeri açık geometrik desenli bir sahanlık yer alır. Bu sahanlık latrina ve banyo alanı için su ihtiyacını karşılayan sarnıcı yağmur sularıyla doldurmak ve ayrıca bu ıslak hacimlerin hava alması için burada tasarlanmıştır. Poseidon Evi’nin büyük peristilinde tasarlanmış oldukça gösterişli, mermerden yapılmış izlenimi veren nişli ve iki katlı bir cepheye sahip çeşme yapısı Zeugma’daki avlu çeşmelerine karakteristik bir örnektir.
Büyük Peristilli Avlu - Poseidon, Okeanos ve Tethys Mozaiği
Poseidon Evi’nin mimari açıdan etkileyici büyük peristilinde yer alan 5,35x2,80 m ölçülerindeki mozaiğin emblema’sında Poseidon, Okeanos ve Tethys deniz canlılarıyla birlikte betimlenmiştir. Mozaiğin ortasında Poseidon, iki hippokampos tarafından çekilen altın arabasında denizlerin hâkimi olarak cepheden betimlenmiştir. (Resim 06.53) Poseidon, sağ elinde yabasını tutarken, diğer eliyle üzerine aldığı himation’unu koluna dolamış durumda gösterilmiştir. Altın arabası, metal görünümü vermek için özellikle seçilmiş sarı tessera’lardan yapılmıştır. Poseidon’un hemen altında Okeanos ve Tethys yer alır. Her ikisi de yılan şeklinde gösterilmiş su ejderinin kıvrımlı gövdesinin arasına betimlenmiştir. Emblema’nın köşelerinde yunus balıkları ve geri kalan kısımda denizler hâkiminin hükmettiği balıklar ile deniz yaratıkları yer alır. Mozaikteki kompozisyon Poseidon Evi’nin kuzeydeki ana girişinin devamındaki koridora, evin kyrios’u Germanus’un yaşadığı odalara göre yönlendirilmiştir. Mozaik olasılıkla MS 2. yüzyılın ortalarından olmalıdır.
“Akhilleus Skyros’ta” Sahneli Mozaik
Poseidon Evi’ndeki A Birimi’nde, evin reisi Germanus’un yaşadığı doğu kanattaki odalar için özel tasarlanmış oldukça gösterişli ufak bir avludaki impluvium mozaiğidir. (Resim 06.54) Mozaikte Akhilleus’un Skyros Adası’nda Lykomedes’in sarayında bir genç kız kılığında saklanma hikâyesi betimlenmiştir. 1,70x1,70 m ölçülerinde bir emblema’ya sahip mozaik sahnenin daha büyük bir benzerini Quintus Calpurnius Eutykhes Evi’nin triclinium’undaki Theonoe ve Leukippe Mozaiği’nde de görmekteyiz.
Triclinium: Pasiphae ve Daedalos Mozaiği
“Akhileus Skyros’ta” sahnesinin betimlendiği avludan açılan çift kanatlı bir kapıyla girilen triclinium düzeninde tasarlanmış 6,48x9,17 m ölçülerinde oldukça büyük bir mozaiktir. T+U formunda kline ve emblema düzeniyle yapılmış mozaikte merkezi dikdörtgen alan dışında, oldukça geniş sayılabilecek, misafirlere hizmet edecek hizmetkârlar için bırakılmış servis alanları yer alır. (Resim 06.55) Kline’lerin yerleştirileceği alanlar zengin dekorasyona sahip geometrik bezemelerle verilmiştir. Yemek odasına girişte misafirleri antik Yunan mitolojisinden sıra dışı bir hikâyenin anlatıldığı bir novella’dan alınmış bir sahne karşılar. 1,50x3,00 m ölçülerindeki bu selamlama emblema’sında betimlenmiş figürlerin yanlarına Eski Yunanca yazılmış isimler ile sahnedeki konunun Girit kralı Minos’un karısı Pasiphae’nin hikâyesi olduğu anlaşılır. Sahnede Pasiphae’nin yanı sıra genç bir kadın hizmetkâr, yanında yaşlı trophos, Daidalos ve oğlu İkaros betimlenmiştir. (Resim 06.56) Triclinium’daki merkezi kare emblema’da işlenen diğer konu, Dionysos’un iki lynks’ün çektiği arabasında görüldüğü sahnedir. (Resim 06.57) Mozaiğin üzerinde Dionysos, başında asma ve sarmaşık yapraklarından tacını taşımakta ve ilahi halesiyle birlikte gösterilmektedir. Arabayı çeken lynks’lerin yularlarını Nike yönetmekte ve Dionysos’un zaferini sembolize etmektedir. Arabanın önünde elindeki kastanyetlerle dans eden Bakkha figürü, Dionysos ve Bakkhos’un törenlerini kutlayan ve bu zaferi şenlendiren figürlerden biri olarak sahnede yerini alır.
Dinlenme-Yatak Odası: Eros ve Telete Mozaiği
Mozaik Eros ve Telete figürlerini betimlemektedir. Telete burada Eros’un gelini şeklinde, evlilik kıyafeti rengi olan safran sarısı, oldukça zarif ve gösterişli bir himation içinde, başındaki stephane ve beyaz duvağı henüz açılmamış halde gösterilmiştir. (Resim 06.58) Beyaz bir himation’la üzeri çıplak şekilde betimlenmiş, sembolik olarak damadı temsil eden Eros ise müstakbel gelin ve evliliğe başlangıcı simgeleyen Telete’yi cesaretlendirmektedir. Eros ve Telete, ilk gecelerini geçirecekleri, Latin geleneğinde lectus genialis olarak adlandırılan ve üzeri kırmızı bir örtüyle kaplı, evlilik yatağı üzerinde oturmaktadırlar. Bu yatağın hemen önünde, Eros ve Telete’nin ayaklarının bastığı, evlilik yataklarına otururken kullanılan uzun bir ayak taburesi yer alır. Sahnede Eros’un yanındaki bir sehpanın üzerinde gösterilmiş altın krater, dekoratif amaçlı sahneye yerleştirilmiş gibi görülebilir. Ancak sahneye bilinçli olarak yerleştirilmiş olan bu krater, şarabın suyla karıştırılmasında kullanılan, symposion’ların vazgeçilmez bir unsuruydu. (Resim 06.59) İçindeki aşk şarabını temsilen yerleştirilmiş olan bu kap, Maenad Evi’ndeki Akratos ve Euphrosyne Mozaiği’nde olduğu gibi, odanın ebeveynlere ait özel dinlenme odası olduğunu gösterir. Odadaki Eros ve Telete Mozaiği’nin bordüründe yapılmış bitkisel bezemeler arasındaki meyveler ve çiçekler, bereketi ve verimliliği temsil etmekteydi. Mozaik özellikle bordür dekorasyonundaki zengin kıvrık bezemelerinin mimari örneklerdeki benzerleriyle karşılaştırılmasına göre, MS 2. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilebilir.
Dinlenme-Yatak Odası: Aphrodite’nin Doğuşu Mozaiği
Mozaik Eros ve Telete figürlerini betimlemektedir. Telete burada Eros’un gelini şeklinde, evlilik kıyafeti rengi olan safran sarısı, oldukça zarif ve gösterişli bir himation içinde, başındaki stephane ve beyaz duvağı henüz açılmamış halde gösterilmiştir. (Resim 06.58) Beyaz bir himation’la üzeri çıplak şekilde betimlenmiş, sembolik olarak damadı temsil eden Eros ise müstakbel gelin ve evliliğe başlangıcı simgeleyen Telete’yi cesaretlendirmektedir. Eros ve Telete, ilk gecelerini geçirecekleri, Latin geleneğinde lectus genialis olarak adlandırılan ve üzeri kırmızı bir örtüyle kaplı, evlilik yatağı üzerinde oturmaktadırlar. Bu yatağın hemen önünde, Eros ve Telete’nin ayaklarının bastığı, evlilik yataklarına otururken kullanılan uzun bir ayak taburesi yer alır. Sahnede Eros’un yanındaki bir sehpanın üzerinde gösterilmiş altın krater, dekoratif amaçlı sahneye yerleştirilmiş gibi görülebilir. Ancak sahneye bilinçli olarak yerleştirilmiş olan bu krater, şarabın suyla karıştırılmasında kullanılan, symposion’ların vazgeçilmez bir unsuruydu. (Resim 06.59) İçindeki aşk şarabını temsilen yerleştirilmiş olan bu kap, Maenad Evi’ndeki Akratos ve Euphrosyne Mozaiği’nde olduğu gibi, odanın ebeveynlere ait özel dinlenme odası olduğunu gösterir. Odadaki Eros ve Telete Mozaiği’nin bordüründe yapılmış bitkisel bezemeler arasındaki meyveler ve çiçekler, bereketi ve verimliliği temsil etmekteydi. Mozaik özellikle bordür dekorasyonundaki zengin kıvrık bezemelerinin mimari örneklerdeki benzerleriyle karşılaştırılmasına göre, MS 2. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilebilir.
Küçük Misafir Salonu-Dinlenme Odası: Satyros ve Antiope Mozaiği
Ufak boyutlu, çiftlerin kullanımına ayrılmış daha özel ve mahrem yatak ve dinlenme odalarından birinin tabanında yer alan 4,40x5,50 m ölçülerindeki mozaikte Aphrodite’nin doğuş sahnesi resmedilmiştir. (Resim 06.60) Aphrodite, derin sulardan gelen bir deniz kabuğu içinden köpüklerle doğmaktadır. Üzerinde mozaik sanatçısının veya mozaiği yaptıran kişinin imzasının yanı sıra sahnede betimlenmiş bu doğuma yardımcı olan, onu derinlerden alınmış bir deniz kabuğu içinde taşıyan iki Triton’un isimleri yer alır. Yazıtta, ise “Samosatalı Zosimos yaptı(rdı), Triton’ların isimleri, Aphros ve Bythos” yazmaktadır. Mozaiğin yer aldığı odanın penceresi evin sığ havuzunun bulunduğu peristile bakmakta ve bu nedenle mozaik, üzerindeki su temasıyla birlikte bir anlam oluşturmaktadır. Mozaiğin emblema’sını çevreleyen bordür içinde vahşi hayvan avındaki putto’lar frizi yer alı
POSEİDON EVİ B BİRİMİ
Poseidon Evi’nin A Birimi’nin doğusunda yer alan aşağı yukarı aynı ölçülerde ancak daha farklı bir planlamaya sahip B Birimi’nde iki ayrı yaşam ünitesi olabilecek bir bölünme görülebilmektedir. Kurtarma kazıları sırasında, evin güneyinde bulunan kayaya oyma olarak yapılmış odaların tamamı kazılamamıştır. (Resim 06.62) Evin ana girişi kuzeydeki bir kapı ile sağlanmıştır. Ayrıca evin ana girişinin doğusunda P28 numaralı ve içi mekânlara bölünmüş kısım (B8, B12, B12a, B5b), hizmetkâr odası, culina, latrina erzak deposu ve koridor şeklinde kullanılmaktaydı. Bu bölümün dışarıyla bağlantı kuran ayrı bir kapısı bulunmaktadır. Evin erzak, yakacak odun ve diğer ihtiyaçlarını karşılayan bu servis kapısının dışında bulunan B10 numaralı mekân olasılıkla odunluk olarak kullanılmaktaydı.
P10 numaralı mekân, Poseidon Evi’nin B Birimi’nin kyrios ve kyria’sına ait, tabanındaki mozaikte Telete, Dionysos ve Skirtos’un betimlendiği özel dinlenme veya yatak odasıdır. Güneyde kalan bağlantılı P11 numaralı büyük mekân, evin B Birimi’nin umumi yemek salonunu oluşturur. Bu mekânın duvarlarında hizmetkârların betimlendiği freskler, tabanında ise Perseus ve Andromeda Mozaiği yer almaktadır. (Resim 06.63)
P12 mekânı ortak kullanılan bir koridordur. Bu koridorun doğu duvarında, bir dönem de Poseidon Evi’nin A Birimi’yle bağlantı kuran bir kapı yer almaktaydı. Ancak son kullanım evresinde buranın örülerek kapatıldığı görülmektedir. Bu koridorun güneyinde yer alan P23 numaralı oda bir gynaikeion’dur. Büyük olasılıkla P23 numaralı oda, P27 numaralı kaya odası ve diğer kaya odalarıyla birlikte evdeki ayrı bir yaşam ünitesine ait olmalıydılar. Evin merkezi peristil avlusu, Poseidon Evi’nin A Birimi’ne nazaran daha küçük ve daha gösterişsiz bir mimariye sahiptir.
Dinlenme-Yatak Odası: Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği
Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği: Bu mozaik, Poseidon Evi’nin batı ev biriminin kuzeydeki ana giriş kapısının solundaki ilk odanın tabanında yer alır. 6,10x3,60 m ölçülerindeki mozaiğin figürlü emblema’sı 1,25x1,25 m boyutlarındadır. (Resim 06.64) Emblema üzerinde Telete, Dionysos ve Skirtos betimlenmiştir. Telete, hemen yanındaki Skirtos adlı Satyros’a yaslanmış olan Dionysos’a eşlik etmektedir. Oldukça mütevazı uzun bir tunik giymiş olan Telete, başında asma yaprakarından bir taç taşımaktadır. Elinde tuttuğu thyrsos ile Dionysos’un Maenad’larından biri gibi betimlenmiştir. Dionysos sarhoş halde Skirtos’a yaslanmış, eliyle asma yapraklı taç ve haleyle betimlenmiş başını tutmaktadır. Skirtos ise Dionysos’a destek olmaktadır. Oldukça kuvvetli Dionysiak bir konunun işlendiği mozaikte evliliğin sembolü Telete, MS 4.-5. yüzyıllarda yaşamış Panopolisli (Mısır) epik şair Nonnos’un Dionysiaka adlı epik hikâyesindeki gibi, bir Maenad olarak betimlenmiştir. Evin yemek odasına bir kapıyla bağlı olan bu oda, Eros ve Telete odası gibi, evin ebeveynlerine ait özel bir dinlenme veya yatak odasıydı. Bu odanın tabanındaki Dionysos ve Telete belki de odanın sahipleriyle alegorik olarak özdeşleştirilmek istenmiştir. Mozaik olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısına ait olmalıdır.
Yemek Odası: Perseus ve Andromeda Mozaiği
2000 yılı kurtarma kazıları sırasında Poseidon Evi’nin batı ev birimine ait odalardan birinde ele geçmiş büyük bir yemek odası taban mozaiğidir. Figürlü emblema’sı 1,85x1,80 m ölçülerinde olup mozaiğin tamamının boyutları 7,90x5,60 metredir. (Resim 06.65) Figürlü merkezi emblema’da yer alan sahnede Andromeda’nın zincirlendiği kayalıklardan Perseus tarafından kurtarılışı betimlenmiştir. Perseus’un ayaklarının arkasında, öldürdüğü deniz yaratığı Ketos görülür. Andromeda, Perseus ve Ketos’un isimleri figürlerin yanına Eski Yunanca harflerle yazılmıştır. Perseus sağ eliyle, bağlı olduğu zincirleri kılıcıyla koparttığı Andromeda’yı sağ kolunun bileğinden, Eski Yunanca kheir epi karpoi olarak adlandırılan, “evlilik teklifi” jestiyle tutarak indirmektedir. Perseus, sol elinde de kılıcı ile daha önceden öldürmüş olduğu ve Ketos’u öldürürken kullandığı Medusa’nın başını tutmaktadır. Ayrıca Andromeda ve Perseus’un arasında, evlilik sahnelerinde rastladığımız bir ayna figürü bulunur. Andromeda’nın hemen yanında duran loutraphoros benzeri tek kulplu vazo büyük olasılıkla sahneye Andromeda’nın Perseus tarafından kurtarılışından sonra mitolojide anlatılan evliliklerini sembolize etmek için yerleştirilmiştir.
Gynaikeion: Satyros, Antiope ve Galatea Mozaiği
Bu mozaiğin merkezinde dikdörtgen ve kare iki emblemata yer almakta, kare formlu emblema’da Antiope ve Satyros, diğer emblema’da elli Nereid’den biri olan su Nymphe’si Galatea betimlenmiştir. (Resim 06.66) Dikey olarak yerleştirilmiş bu iki panelin çevresinde oldukça geniş sarmal madalyonlar geometrik bezemelerle verilmiştir. Antiope, Boeotia nehir tanrısı Asopos’un kızıdır. Güzelliği Zeus’u büyülemiş, o da Satyros şekline girerek onu baştan çıkarmıştır. Sahnede Zeus elinde çoban asası, üzerinde panter postu ve dağınık saçlarıyla tamamen Satyros’a dönüşmüş haldedir ve Antiope’yi elinden ve omzundan tutarak çekmektedir. Antiope ise Khitairon Dağı’nda Dionysos alayına bir Maenad gibi katıldığı sırada tef çalarken betimlenmiştir. Altta yer alan panelde ise 50 deniz Nereid’inden biri olan ve adı “Sakin Deniz” veya “Süt Beyazı” anlamına gelen Galatea bir İkhtio-lynks üzerinde betimlenmiştir. (Resim 06.67)
EUPHRATES EVİ
Adını evin içinde bulunan impluvium mozaiğinin üzerinde yer alan Fırat Nehri kişileştirmesi Euphrates betiminden alan Euphrates Evi, 1999 ve 2000 yıllarında yapılan kurtarma kazılarında ortaya çıkarılmıştır. (Resim 06.68) Poseidon Evi’nin doğusunda bulunan, aşağı yukarı aynı ölçülerdeki bu ev, biri büyük diğer küçük olmak üzere iki avluya sahiptir. Bitişiğindeki Poseidon Evi’nin planıyla benzerlikler gösteren Euphrates Evi’nin mimarisi ve dekorasyon programı Poseidon Evi’yle kıyaslandığında daha sadedir. Evin güneyindeki mekânları, bitişiğinde yer alan Poseidon Evi ile Mozaiksiz Ev olarak adlandırılan evlerde olduğu gibi, kaya oyma odalar tarzında tasarlanmıştır.
Impluvium: Euphrates, Nehir Nymphe’leri ve Gaia Mozaikleri
Bu mozaikler Euphrates Evi’nin yemek odasının önünde bulunan impluvium mozaikleridir. Kenarları kesik dikdörtgen şeklindeki impluvium mozaiği üç figür panelinden oluşmaktadır. (Resim 06.69) Ortada nehir tanrısı Euphrates, bir kaide üzerine oturtulmuş, içinden suların aktığı yatık durumdaki bir hydria’ya yaslanmaktadır. Genellikle üzerine aldığı himation’unu koluna dolamış olarak betimlenen nehir tanrısının yanında, bereketi simgeleyen ağaçlar ve bitkiler gösterilmiştir. Diğer iki panelde ise su Nymphe’leri uzanır pozisyonda, suların ve çeşitli bitkilerin arasında betimlenmiştir. (Resim 06.70)
Üzeri açık uzun impluvium’un yanında yer alan kare impluvium tabanında ise yer tanrıçası Gaia betimlenmiştir. Ev yaşayanlarının zaman zaman su dökünmek veya yıkanmak için kullanmış olabilecekleri bu ufak mozaikli sığ havuz, kenarında bulunan bir su gideriyle suları tekrar bir sarnıca yönlendiriyor veya toprağa karışmasını sağlıyordu. Bereketli toprağın kişileştirmesi olan Gaia, içinde meyveler bulunan cornicopia ve çiçekleri açmış bereket tacıyla betimlenerek, diğer impluvium’dan bu impluvium’a nehir tanrısı Euphrates ile diğer su Nymphe’lerinin getirdiği sularla taşınan bereketi, sembolik bir dille vurgulamak için buraya yapılmış olmalıydı. (Resim 06.71)
Triclinium: Muzalar Mozaiği
Euphrates Evi’nin triclinium taban mozaiğidir. T+U formunda tasarlanmış olan odanın girişindeki selamlama emblema’sında Yunan-Roma dünyasında ideal insan, ideal vatandaşın şekillenmesinde önemli rol oynayan güzel sanatlar, edebiyat, felsefe ve bilim dallarını temsil eden ve onları yöneten Muzalar, yani bu alanların dokuz hamisi yer alır. (Resim 06.72) Ancak dokuz Muza aynı zamanda bu triclinium odasında yemek sırasında ve sonrasında gerçekleşecek sohbet ve konuların efendileri olarak da odada betimlenmiştir. İdeal davetli sayısını da belirleyen Muzalar kadın kişileştirilmeleri, ellerinde yönettikleri sanat, edebiyat, bilim ve felsefe dallarıyla ilgili atribülerini taşırlar. Oldukça tahrip olmuş dikdörtgen emblema üzerinde, solda Klio ve Euterpe korunmuştur. Muzaların büyük oranda tahrip olduğu emblema’nın diğer ucunda ise baş Muza Kalliope yer alır. Hiyerarşik olarak Kalliope’nin sağ başta yer alması, triclinium’un içindeki kline’lere uzanmak üzere sağ taraftan davet edilecek misafirlerin çağrılma sırasıyla bağlantılı olmalıdır. Roma convivium geleneğinde genellikle en üst düzey misafirler en sağ baştaki lectus summus olarak adlandırılan kline’ye davet edilirdi. Ancak Zeugma’da bu uygulama Roma’dakinden farklılık gösterir. Kuzey Suriye evlerinde, üst düzey davetlilere, merkezi kare emblema’yı tam karşıdan görecek şekilde orta kline ayrılmaktaydı. Böylece misafirler triclinium’da yemek sonrası gerçekleşen tiyatro temsillerini de karşıdan, doğru açıdan izleyebiliyorlardı. Triclinium’un ortasında yer alan ana betim panelinde, Antik Yunan kültüründe ideal insan olmanın gerekliliği sayılan, Arete (Erdem), Sophia (Bilgelik) ve Paideia (Eğitim) gibi soyut kavramları temsil eden kadın görünümlü kişileştirmeler yer alır. (Resim 06.73)
Dinlenme-Yatak Odası: Dionysos ve Ariadne Mozaiği
Euphrates Evi’nin cubiculum olarak adlandırılan 3,85x5,10 m ölçülerindeki yatak odasında ele geçen mozaiktir. 1,05x1,20 m boyutlarındaki emblema’sının üzerinde yer alan figürlü sahnede, Dionysos ve Ariadne sembolik olarak yapılmış bir naiskos’un içinde, yan yana oturur durumda gösterilmişlerdir. Eros ile Telete’nin veya Parthenope ile Metiokhos’un betimlendiği gibi yan yana gösterilmiş olan Dionysos ile Ariadne, bu kompozisyonla gelin ve damadı sembolize edercesine betimlenmişlerdir. (Resim 06.74) Her ne kadar Ariadne’nin başı ve vücudunun üst kısmı korunmamış olsa da büyük olasılıkla Ariadne sol eliyle, başındaki duvağı tutmaktadır. Başına doğru uzattığı sol kolu ve bileziğinin bir kısmı korunmuştur. Dionysos elini Ariadne’nin arkasından sağ omzuna atarak muhtemelen onu evlilik için cesaretlendirmektedir. Ariadne sağ elinde bir sarmaşık dalı tutmaktadır. Benzer bir sarmaşık dalını Euphrates Evi’ndeki gynaikeion’un freskli duvarları üzerinde betimlenmiş olan Akhilleus’un sevgilisi Deidameia’nın elinde de görürüz. Büyük olasılıkla bu sarmaşık dalı sevgililer arasındaki bağlılığı ve aşkı sembolize etmek için sahneye yerleştirilmiştir. Dionysos sol dirseğiyle dayandığı bir kaide formundaki koltuğa yaslanmış, sol eliyle bir thyrsos tutmaktadır. Himation’unu sol omzuna almış ve sol bacağını açıkta bırakacak şekilde beline dolamıştır. Sahne sembolik olarak gelin ve damadın, naiskos şeklinde yapılmış bir özel dinlenme odasını temsil etmektedir.
QUINTUS CALPURNİUS EUTYKHES EVİ
Quintus Calpurnius Eutykhes Evi, Zeugma’da Doğu Konut Sektöründe bulunmaktadır. Kelekağzı Mevkii olarak adlandırılan derin vadinin doğusunda kalan yamaçta ortaya çıkarmıştır. Bu evin yemek odasına ait triclinium mozaiği, 2002 yılında Gaziantep Müzesi tarafından gerçekleştirilen kurtarma kazılarıyla yerinden alınarak müzeye taşınmıştır. (Resim 06.75) İlk evresinde evin yemek odası olarak kullanılan bu mekânının, daha sonra ihtiyaçtan dolayı bölünen evin avlusu haline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Planı kesin olarak bilinemeyen bu Roma evinin büyük bir kısmı baraj gölünün suları altında kalmıştır.
“Theonoe ve Leukippe” Triclinium Mozaiği
Mozaik, Fırat Nehri’ne bakan bir yamaçtaki bu Roma evinin en görkemli triclinium’unda yer alır. Baraj gölünün kıyısında bulunması nedeniyle yoğun biçimde tahrip olmuş evin planı tam olarak anlaşılamasa da 9,5x7,1 m boyutlarındaki bu odadan, evin Zeugma ölçülerine göre büyük bir yapı olduğu söylenebilir. T-U formlu triclinium’un tabanını kaplayan mozaikte iki adet konulu emblemata yer alır. (Resim 06.76) Bunlardan odanın girişinde yer alan ve üzerinde Akhilleus’un Skyros Adası’nda saklanması hikâyesinin betimlendiği dikdörtgen selamlama emblema’sı oldukça tahrip olmuş halde bulunmuştur. Kline’ler arasında kalan kare formdaki merkezi emblema’da yer alan sahne ise Triclinium Mozaiği’ne adını veren Theonoe ve Leukippe’nin hikâyesini betimler. Beş insan figürünün görüldüğü sahnede, figürlerin yanlarına Eski Yunanca yazılmış isimler bize konunun MÖ 1. yüzyılda yaşamış Latin şair Gaius Iulius Hyginus’un Fabulae adlı eserinde anlattığı, kız kardeşine âşık olan Theonoe’nin hikâyesiyle bağlantılı olduğunu gösterir. Hikâyeye göre Kral Thestor’un üç çocuğu vardır: Kalkhas, Leukippe ve Theonoe. Theonoe küçükken kumsalda oynadığı sırada denizden gelen korsanlar tarafından kaçırılır ve Karia’da, Kral Ikarus’un sarayına köle olarak satılır ve onun cariyesi olur. Daha sonra Thestor kaçırılan kızı Theonoe’yi aramak için yollara düşer, gemisi Karia kıyılarında batar ve o da yüzerek Karia sahillerine çıkar. Kral Ikarus’un askerleri tarafından yakalanan Thestor, kızı Theonoe’nin de yaşadığı Ikarus’un sarayındaki bir zindana tutsak düşer. Arkasından Leukippe kaybolan kız kardeşi ve babasını bulmak için Delphi’deki Apollon kâhinlerinden yardım ister. Kâhinler aracılığıyla tanrı Apollon, Leukippe’ye “Yaşantına benim rahibim olarak devam et! O zaman onları bulursun,” cevabını verir. Bunun üzerine Leukippe saçlarını keserek genç bir erkek rahip kılığına bürünür ve Apollon’a hizmet etmeye başlar. Görevi gereği Karia’ya gelir ve bir tapınakta bu görevini gizlilikle sürdürür. Bir gün tapınağa kız kardeşi Theonoe gelir, ancak aradan çok zaman geçtiği için iki kardeş birbirlerini tanımazlar. Ancak Theonoe erkek zannettiği kız kardeşi Leukippe’ye âşık olur ve onunla birlikte olmayı teklif eder. Bu isteğine olumsuz yanıt alan Theonoe bunu gururuna yediremez ve onun, sarayında bir zindana kapatılması emrini verir. Sadece bu emri vermekle kalmaz, zindanda bulunan bir diğer tutsağın da onu öldürmesini ister. Bu infazı gerçekleştirmesi için aynı zindana esir düşmüş olan babası Thestor’u seçer. Ancak Theonoe babası Thestor’u da tanımamakta, onu sıradan bir esir zannetmektedir. Her şeyden habersiz Thestor, erkek kılığına girmiş ve hiçbir zaman bu haliyle tanıyamayacağı kızı Leukippe’yi öldürmek için yollanır. Theonoe tanımadığı babası Thestor’a Leukippe’yi öldürmesi için bir kılıç verir. Thestor, Leukippe’nin yanına elinde kılıcıyla geldiğinde, önce kendini tanıtır, adının Thestor olduğunu, kaybolan iki kızı Theonoe ve Leukippe için bu talihsiz görevi yapmak zorunda olduğunu, yine her şeyden habersiz olan Leukippe’ye söyler. Ancak tam bu sırada kılıcı kendisine çevirmiş ve onurluca kendini öldürme kararı almıştır. Leukippe, kendisini öldürmek için yollanmış kişinin babası Thestor olduğunu anlayarak elinden hızla kılıcı çekip alır. Baba Thestor ve rahip kılığındaki kızı Leukippe bu emri veren tanıyamadıkları kız kardeşleri Theonoe’yi öldürmeyi planlarlar.Theonoe’nin yanına geldiklerinde Leukippe babasına ismiyle hitap ederek ondan yardım ister, bunu duyan Theonoe de sarayındaki bu iki tutsağın babası Thestor ve kız kardeşi Leukippe oluğunu anlar ve hikâye mutlu sonla biter. Kral Ikarus da bu olayı duyduktan sonra Theonoe’nin babası Thestor’u ülkesine birçok hediyeyle geri yollar. Diğer emblema’ya göre nispeten daha iyi korunmuş olan bu emblema’da yalnızca figürlerden birinin baş kısmı kaçakçılar tarafından tahrip edilmiştir. (Resim 06.77) Yemek odasına girişte ziyaretçileri selamlayan dikdörtgen, geniş emblema’da Akhilleus’un Skyros Adası kralı Lykomedes’in sarayında saklanma teması betimlenmektedir. (Resim 06.78) Homeros’un İlyada’sında anlatılmayan bu hikâyeyi, MS 1. yüzyılda yaşayan Latin şair Publius Papinius Statius’un Achilleïs adlı bitmemiş şiirinden bilmekteyiz. Ancak bu sahne oldukça tahrip olmuştur. Achilleïs şiirine de konu olmuş bu hikâyenin en etkileyici bu sahnesi antik dönem pantomim oyunları arsında en sık sahnelenen ve en sevilenler arasındadır. Mozaiğin üzerinde korunmuş bir yazıt, bu sahnenin “Parthenoi” yani “Genç Kızlar” başlıklı tiyatro oyununa ait olduğunu bize göstermektedir.
NEREİDLER EVİ VE MOZAİĞİ
2000 yılında Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından yürütülen kurtarma kazılarında Hellenistik Agora’nın doğusundaki Kelekağzı Mevkii’nin üst kotlarındaki vadinin içinde ortaya çıkarılmış bir Roma evinde bulunmuş mozaiktir. Oxford Arkeoloji Ekibi tarafından kazılmış olan bu ev, ekibin avluda buldukları bir çeşme yapısından dolayı Çeşme Evi olarak adlandırılmıştır. (Resim 06.79) Kazılarda Roma evine ait altı mekân ortaya çıkarılmıştır. Nereid’ler Mozaiği, evin avlusuna bakan bir loggia’da bulunmuştur. “Europa’nın Kaçırılışı” olarak da yorumlanan mozaik sahnesi aslında “Deniz Nymphe’leri” olarak adlandırılan Nereid’lerden ikisini betimleyen bir mozaiktir. Bu nedenle biz burada bu evi, Nereid’ler Evi olarak adlandırıyoruz. Mozaiğin bulunduğu mekânın, evin peristiline açılan bir loggia olmasından dolayı, mozaikteki konu birincil olarak suyla ilgili bir temayı işlemektedir. Emblema’sında iki Nereid’den biri, vücudunun üstü kanatlı panter, altı balığa benzeyen ve yılan şeklinde kıvrılan deniz yaratığına yaslanmış olarak betimlenmiştir. Nereid’in kolunun hemen altında su yaratığının semeriymiş izlenimi veren bir kutu görülür. Nereid’ler yeni evlenenlere hediyeler getiren deniz perileridir. Çoğu zaman ellerinde hediye kutuları taşırlar. İkinci Nereid ise üstü boğa, altı ilk Nereid gibi yılan şeklinde kıvrılan bir diğer deniz boğasına yaslanmıştır. Nereid’lerden biri ikonografiye uygun olarak safran rengi himation’unu havada uçuşturmaktadır. Diğer Nereid ise himation’unu koluna dolamış şekilde betimlenmiştir. Nereid’lerin altında karışık su yaratıklarının kıvrımlar şeklinde gösterilmiş vücutları görülmektedir. Arka planda, iki Nereid arasında ise su yaratıklarına ait balık şeklinde bir kuyruk görülür. Sahnenin solundaki boşlukta bir yunus betimi yer alır. Mozaikteki sahnenin Zeugma’da sığ havuz olarak da kullanılmış ufak bir peristile bakan bu loggia’da yer alması, suyla bütünleşen bu mekânın işleviyle örtüştüğü gibi, Nereid’lerin evlilik törenlerinde hediyeleri getiren deniz Nymphe’leri olmalarından dolayı, sahnenin bu bağlamda seçilmiş olabileceği de düşünülebilir.
SYNARİSTOSAİ EVİ
Zeugma’da Doğu Konut Sektöründe yer alan bu Roma evi, Ayvaz Tepe’nin Fırat Nehri’ne inen kayalık sırtlarından birinde yer alır. Kayaların üzerine inşa edilmiş bu evin bazı mekânları, daha önceden burada var olan Hellenistik ve Geç Hellenistik dönemlere ait nekropollerin üzerine inşa edilmiştir. (Resim 06.80) Evin bazı mekânları Geç Hellenistik, Erken Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlenen loculus’lu kayaya oyma mezar odalarının yeniden oyularak düzenlenmesiyle oluşturulmuştur. MS 252/253 yılındaki Sasani saldırısı sırasında terk edilmiş olan evin bazı mekânları, Geç Antik Dönem’de yeniden değiştirilerek kullanılmıştır.
Kahvaltıdaki Kadınlar – “Synaristôsai” Mozaiği
v
Synarristosai Evi’ne adını veren mozaik, evin ufak yemek ve dinlenme odasının tabanında bulunmuştur. Mozaiğin üzerinde MÖ 342-291 yıllarında yaşamış, Antik Yunan edebiyatının en önemli drama ve komedya yazarlarından Menandros’un Synaristôsai (Kahvaltıdaki Kadınlar) adlı komedi oyununa ait bir sahne betimlenmektedir. (Resim 06.81) Aynı oyununun betimlendiği bir diğer mozaik Mytilene (Midilli) Adası’ndaki Menandros Evi’nden bilinmektedir. Gerek Menandros’un eserinde geçen gerek Mytilene mozaiği üzerindeki figürlerde bulunan yazıtlardan, Zeugma mozaiğindeki karakterlerin de Philainis, Plangon ve Pythias adlı hetaira’lar olduğunu söyleyebiliyoruz. Hikâyeye göre genç hetaira Plangon’un evindeki yemekte, yaşlı hetaira Philainis ve Plangon’un arkadaşı Pythias bir araya gelir. Mozaikte, üzerlerine himation giymiş yetişkin kadın kıyafetindeki üç oyuncu, yüzlerinde tiyatro masklarıyla bir tiyatro sahnesinde gösterilmiştir. Kadın oyunculardan ikisi (Plangon ve Pythias) bir kline’nin üzerinde, diğer kadın (Philainis) hasırdan yapılmış bir solium’da oturmaktadır. Kadınların arasında ve kline’nin ucunda küçük hizmetkâr kızlar yer alır. Kline’de oturan iki kadının önünde ise üç ayaklı yuvarlak sehpa (mensa delphica) ve üzerinde içi boş bir içki kabı görülür. Mozaikteki bu sahne Menandros’un oyununda şöyle anlatılır;
Biri bana daha çok şarap içmek için bir şey verse, ama görüyorsun ki bu barbar kız (hizmetkâr) bizden şarabı yemek tepsisiyle alarak gitti.
METİOKHOS VE PARTHENOPE EVİ
Ayvaz Tepe’den Fırat Nehri’ne doğru inen antik caddenin hemen doğusundaki bu Roma evine dair en önemli buluntu, Metiokhos ve Parthenope’nin kavuşma sahnesinin betimlendiği mozaik taban döşemedir. 1993 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında emblama’sının kaçakçılar tarafından kesilerek alındığı tespit edilmiştir. (Resim 06.82) Kısmen kazılan Roma evinin ebeveynlerine ait özel dinlenme veya yatak odasında yer alan mozaik olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenmektedir. Evin ufak impluvium’unda Roma (Latin) tarzına uygun siyah ve beyaz renkte tessera’lardan yapılmış geometrik bezemeler görülür.
Metiokhos ve Parthenope Mozaiği
Aynı adlı Roma evinin ebeveynlere ait özel yatak odası veya dinlenme odasının taban mozaiğidir. Yaklaşık 3,80x3,70 m ölçülerindeki odaya çift kanatlı nispeten geniş bir kapıdan girilir. Mozaik sahnesi olasılıkla kapının tam karşısında duran çift kişilik bir kline’de yatanlara göre yönlendirilmiştir. 1,80x1,70 m boyutlarındaki mozaik emblema’sında yer alan sahne Metiokhos ve sevgilisi bakire Parthenope’yi betimlemektedir. (Resim 06.83) Birbirine âşık olan romantik bir çiftin hikâyesini anlatan ve Antik Dönem’in sevilen hikâyelerinden olan bu sahnede, Atinalı komutan ve Marathon Zaferi’nin kahramanı Miltiades’in oğlu Metiokhos ile Samos kralı Polykrates’in kızı Parthenope bir kline üzerinde yan yana betimlenmişlerdir. Metiokhos ile Parthenope’nin bakışları birbirine doğru çevrilmiş ve duygusal bir vurgu sağlanmıştır. Parthenope khiton giymekte ve elindeki himation’unu toplarken açılmış olan sol omzunu Metiokhos’a doğru çevirerek erotik bir görünüşle onu etkilemektedir. Hikâyeye göre Samos Hera Tapınağı’nda, evlenmemek ve bakire kalmak üzere yemin eden Parthenope, Metiokhos ile tanışır. Birbirlerine âşık olurlar. Mozaik üzerinde Metiokhos ve Parthenope’nin kline üzerinde birbirlerine oldukça yakın bir pozisyonda oturdukları kavuşma sahnesi betimlenmiştir. Metiokhos ve Parthenope figürleri ait oldukları emblema’ya yerleştirilmek üzere restore edilmiş, ancak restorasyon sırasında figürler birbirinden uzak yerleştirilmiştir. (Resim 06.84) Orijinalinde Parthenope’nin yanında korunan ismindeki harflerin kaplayacağı alan ve oturma şekli göz önüne alındığında, Parthenope’nin Metiokhos’a daha yakın durması, ayrıca Metiokhos’un sağ omzunun hareketine göre sağ kolunu, Parthenope’ye sarılıyormuş gibi, arkasına doğru uzatmış olması gerekmektedir. Bu pozisyonla figürler, Eros ve Telete mozaikleri ve Ariadne ve Dionysos’un evliliği temalı mozaiklerde olduğu gibi, iki sevgilinin birbirine sarılıyor izlenimini uyandırmaktadır.
Parthenope ve Metiokhos hikâyesinin tamamına ait Yunanca yazılmış az sayıda papirüs fragman bilinmektedir. Hikâyenin özgün Yunan versiyonunda Parthenope, Metiokhos’a âşık olsa da iffetini korur ve verdiği yemini bozmaz, ancak iki sevgilinin akıbeti belli değildir. Metiokhos ve Parthenope’nin hikâyesi Sasani Kralı Hüsrev Anuşirvan (h. MS 531-579) tarafından ve daha sonra 11. yüzyıl Pers saray şairi Unsuri tarafından Vamık ü Azra [Vamık ve Azra] adıyla Farsçaya uyarlanmıştır. Farsça uyarlamasında iki âşık uzun süre birbirlerini aradıktan sonra kavuşurlar ve evlenirler. Zeugma mozaiği üzerindeki sahne bu hikâyenin Yunanca özgününden günümüze ulaşmamış mutlu son kısmıyla bağlantılı olmalıdır. Tragedya ve drama unsurları taşıyan hikâye tıpkı Theonoe ve Leukippe hikâyesi gibi mutlu sonla sonuçlanmaktadır. Eğer özgün Yunanca hikâye de bu şekilde bitiyorsa, hikâyenin teması iffetli iradenin ve ideal sevginin kazanacağı öğretisini de vermektedir. Zeugma’da Poseidon Evi ve Mozaiksiz Ev olarak adlandırılan konutların gynaikeion’larındaki duvar dekorasyonlarında resmedilen Heroides’ler arasında belki sadık âşık Pathenope’de, yer almaktaydı.
GİYOŞ DESENLİ MOZAİK EVİ
Giyoş Desenli Mozaik Evi olarak adlandırılan Roma evi, kurtarma kazıları sonrasında baraj gölü kenarında, dalgaların ortaya çıkardığı evin bir bölümüdür. Hellenistik Agora’nın batısında Karatepe Mevkii olarak adlandırılan yükseltinin doğu yamacında ortaya çıkmış evin sadece mozaik kaplı yemek odasındaki Giyoş Mozaiği kaldırılabilmiş, yapının diğer mekânları su altında kalmıştır. (Resim 06.85) Geometrik bezeme açısından Dionysos Evi’nin kaya odasındaki madalyonlu şablon dekorasyonla aynı özelliklere sahip olan mozaik, bugün Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir. Diğer birçok mozaik gibi, bu mozaik de büyük olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısından olmalıdır.
Eros ve Telete Mozaiği
Zeugma’da 1994 yılında bir kaçak kazı ihbarı sonucunda Gaziantep Arkeoloji Müzesi tarafından yapılan kurtarma kazılarında bulunmuş bir mozaiktir. Zeugma’da Ayvaz Tepe’nin batıya, Köşk Mevkii’ne bakan sırtlarında, yamaçta ele geçmiş olan mozaiğin emblema’sı ve bordür panelleri tahrip olmuştur. (Resim 06.86) Mozaiğin üzerinde Poseidon Evi’nde bulunan Eros ve Telete Mozaiğiyle aynı konu işlenmiş olsa da yapımı daha düşük kalitede bir işçilik göstermektedir. Eros ve Telete figürleri ne yazık ki tamamen korunamamıştır. Ancak Telete figürünün hemen yanında Eski Yunanca yazılmış Telete yazıtı, bu ikonografiyi anlamamıza yardımcı olmakta ve aynı zamanda Poseidon Evi’nde yer alan ve daha önceden Eros ve Psykhe olarak yorumlanan sahnenin, aslında Eros ve Telete olması gerektiğini de bir açıdan kanıtlamaktadır. Emblema’nın bordür panellerinin köşelerinde ise Horae, yani mevsimlerin kişileştirilmeleri bulunmaktadır. Sol alt köşede Eiar (İlkbahar), sağ üst köşede ise Methoporon (Sonbahar) temsil edilmiştir. Korunabilmiş bu insan figürleri mevsimlere referans verecek detaylarla gösterilmiştir.
Dionysos Mozaiği
2003 yılında baraj rezervuarı su tuttuktan sonra dalgaların kıyı şeridinde ortaya çıkardığı bir evin ufak impluvium’una ait mozaiktir. Küçük emblema’sında Dionysos betimlenmiş, bordüründe siyah ve kırmızı dalga motifleri arasında sarı, kırmızı ve gri renklerde giyoş bezemelerine yer verilmiştir. (Resim 06.87) Dionysos, sol omzuna aldığı himation ve elinde tuttuğu bolluk, bereket ve hedonizmin sembolü thyrsos’la gösterilmiştir. Başında asma ve sarmaşık yapraklarından oluşturulmuş bir taç vardır. Tacındaki yapraklarda ve thyrsos’unda oldukça canlı, yeşil ve turkuaz renklerde, cam tessera’lar kullanılmıştır. Eser olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilebilir.
Yunus Balığı Betimli Mozaik
Buluntu yeri belli olmayan ancak bir Roma evinin peristiline ait mozaik parçasıdır. Üzerinde diğer birçok peristil mozaiğinde uygulanan ikonografiyle uyumlu olarak deniz canlıları betimlenmiş olmalıdır. (Resim 06.88) Mozaik parça üzerinde bir yunus balığı betimi ve ayrıca bir başka balığa ait kuyruk kısmı korunmuştur.
Dinlenme-Yatak Odası: Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği
Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği: Bu mozaik, Poseidon Evi’nin batı ev biriminin kuzeydeki ana giriş kapısının solundaki ilk odanın tabanında yer alır. 6,10x3,60 m ölçülerindeki mozaiğin figürlü emblema’sı 1,25x1,25 m boyutlarındadır. (Resim 06.64) Emblema üzerinde Telete, Dionysos ve Skirtos betimlenmiştir. Telete, hemen yanındaki Skirtos adlı Satyros’a yaslanmış olan Dionysos’a eşlik etmektedir. Oldukça mütevazı uzun bir tunik giymiş olan Telete, başında asma yaprakarından bir taç taşımaktadır. Elinde tuttuğu thyrsos ile Dionysos’un Maenad’larından biri gibi betimlenmiştir. Dionysos sarhoş halde Skirtos’a yaslanmış, eliyle asma yapraklı taç ve haleyle betimlenmiş başını tutmaktadır. Skirtos ise Dionysos’a destek olmaktadır. Oldukça kuvvetli Dionysiak bir konunun işlendiği mozaikte evliliğin sembolü Telete, MS 4.-5. yüzyıllarda yaşamış Panopolisli (Mısır) epik şair Nonnos’un Dionysiaka adlı epik hikâyesindeki gibi, bir Maenad olarak betimlenmiştir. Evin yemek odasına bir kapıyla bağlı olan bu oda, Eros ve Telete odası gibi, evin ebeveynlerine ait özel bir dinlenme veya yatak odasıydı. Bu odanın tabanındaki Dionysos ve Telete belki de odanın sahipleriyle alegorik olarak özdeşleştirilmek istenmiştir. Mozaik olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısına ait olmalıdır.
Yemek Odası: Perseus ve Andromeda Mozaiği
2000 yılı kurtarma kazıları sırasında Poseidon Evi’nin batı ev birimine ait odalardan birinde ele geçmiş büyük bir yemek odası taban mozaiğidir. Figürlü emblema’sı 1,85x1,80 m ölçülerinde olup mozaiğin tamamının boyutları 7,90x5,60 metredir. (Resim 06.65) Figürlü merkezi emblema’da yer alan sahnede Andromeda’nın zincirlendiği kayalıklardan Perseus tarafından kurtarılışı betimlenmiştir. Perseus’un ayaklarının arkasında, öldürdüğü deniz yaratığı Ketos görülür. Andromeda, Perseus ve Ketos’un isimleri figürlerin yanına Eski Yunanca harflerle yazılmıştır. Perseus sağ eliyle, bağlı olduğu zincirleri kılıcıyla koparttığı Andromeda’yı sağ kolunun bileğinden, Eski Yunanca kheir epi karpoi olarak adlandırılan, “evlilik teklifi” jestiyle tutarak indirmektedir. Perseus, sol elinde de kılıcı ile daha önceden öldürmüş olduğu ve Ketos’u öldürürken kullandığı Medusa’nın başını tutmaktadır. Ayrıca Andromeda ve Perseus’un arasında, evlilik sahnelerinde rastladığımız bir ayna figürü bulunur. Andromeda’nın hemen yanında duran loutraphoros benzeri tek kulplu vazo büyük olasılıkla sahneye Andromeda’nın Perseus tarafından kurtarılışından sonra mitolojide anlatılan evliliklerini sembolize etmek için yerleştirilmiştir.
Gynaikeion: Satyros, Antiope ve Galatea Mozaiği
Bu mozaiğin merkezinde dikdörtgen ve kare iki emblemata yer almakta, kare formlu emblema’da Antiope ve Satyros, diğer emblema’da elli Nereid’den biri olan su Nymphe’si Galatea betimlenmiştir. (Resim 06.66) Dikey olarak yerleştirilmiş bu iki panelin çevresinde oldukça geniş sarmal madalyonlar geometrik bezemelerle verilmiştir. Antiope, Boeotia nehir tanrısı Asopos’un kızıdır. Güzelliği Zeus’u büyülemiş, o da Satyros şekline girerek onu baştan çıkarmıştır. Sahnede Zeus elinde çoban asası, üzerinde panter postu ve dağınık saçlarıyla tamamen Satyros’a dönüşmüş haldedir ve Antiope’yi elinden ve omzundan tutarak çekmektedir. Antiope ise Khitairon Dağı’nda Dionysos alayına bir Maenad gibi katıldığı sırada tef çalarken betimlenmiştir. Altta yer alan panelde ise 50 deniz Nereid’inden biri olan ve adı “Sakin Deniz” veya “Süt Beyazı” anlamına gelen Galatea bir İkhtio-lynks üzerinde betimlenmiştir. (Resim 06.67)
Dinlenme-Yatak Odası: Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği
Telete, Dionysos ve Skirtos Mozaiği: Bu mozaik, Poseidon Evi’nin batı ev biriminin kuzeydeki ana giriş kapısının solundaki ilk odanın tabanında yer alır. 6,10x3,60 m ölçülerindeki mozaiğin figürlü emblema’sı 1,25x1,25 m boyutlarındadır. (Resim 06.64) Emblema üzerinde Telete, Dionysos ve Skirtos betimlenmiştir. Telete, hemen yanındaki Skirtos adlı Satyros’a yaslanmış olan Dionysos’a eşlik etmektedir. Oldukça mütevazı uzun bir tunik giymiş olan Telete, başında asma yaprakarından bir taç taşımaktadır. Elinde tuttuğu thyrsos ile Dionysos’un Maenad’larından biri gibi betimlenmiştir. Dionysos sarhoş halde Skirtos’a yaslanmış, eliyle asma yapraklı taç ve haleyle betimlenmiş başını tutmaktadır. Skirtos ise Dionysos’a destek olmaktadır. Oldukça kuvvetli Dionysiak bir konunun işlendiği mozaikte evliliğin sembolü Telete, MS 4.-5. yüzyıllarda yaşamış Panopolisli (Mısır) epik şair Nonnos’un Dionysiaka adlı epik hikâyesindeki gibi, bir Maenad olarak betimlenmiştir. Evin yemek odasına bir kapıyla bağlı olan bu oda, Eros ve Telete odası gibi, evin ebeveynlerine ait özel bir dinlenme veya yatak odasıydı. Bu odanın tabanındaki Dionysos ve Telete belki de odanın sahipleriyle alegorik olarak özdeşleştirilmek istenmiştir. Mozaik olasılıkla MS 2. yüzyılın ikinci yarısına ait olmalıdır.
Yemek Odası: Perseus ve Andromeda Mozaiği
2000 yılı kurtarma kazıları sırasında Poseidon Evi’nin batı ev birimine ait odalardan birinde ele geçmiş büyük bir yemek odası taban mozaiğidir. Figürlü emblema’sı 1,85x1,80 m ölçülerinde olup mozaiğin tamamının boyutları 7,90x5,60 metredir. (Resim 06.65) Figürlü merkezi emblema’da yer alan sahnede Andromeda’nın zincirlendiği kayalıklardan Perseus tarafından kurtarılışı betimlenmiştir. Perseus’un ayaklarının arkasında, öldürdüğü deniz yaratığı Ketos görülür. Andromeda, Perseus ve Ketos’un isimleri figürlerin yanına Eski Yunanca harflerle yazılmıştır. Perseus sağ eliyle, bağlı olduğu zincirleri kılıcıyla koparttığı Andromeda’yı sağ kolunun bileğinden, Eski Yunanca kheir epi karpoi olarak adlandırılan, “evlilik teklifi” jestiyle tutarak indirmektedir. Perseus, sol elinde de kılıcı ile daha önceden öldürmüş olduğu ve Ketos’u öldürürken kullandığı Medusa’nın başını tutmaktadır. Ayrıca Andromeda ve Perseus’un arasında, evlilik sahnelerinde rastladığımız bir ayna figürü bulunur. Andromeda’nın hemen yanında duran loutraphoros benzeri tek kulplu vazo büyük olasılıkla sahneye Andromeda’nın Perseus tarafından kurtarılışından sonra mitolojide anlatılan evliliklerini sembolize etmek için yerleştirilmiştir.
Gynaikeion: Satyros, Antiope ve Galatea Mozaiği
Bu mozaiğin merkezinde dikdörtgen ve kare iki emblemata yer almakta, kare formlu emblema’da Antiope ve Satyros, diğer emblema’da elli Nereid’den biri olan su Nymphe’si Galatea betimlenmiştir. (Resim 06.66) Dikey olarak yerleştirilmiş bu iki panelin çevresinde oldukça geniş sarmal madalyonlar geometrik bezemelerle verilmiştir. Antiope, Boeotia nehir tanrısı Asopos’un kızıdır. Güzelliği Zeus’u büyülemiş, o da Satyros şekline girerek onu baştan çıkarmıştır. Sahnede Zeus elinde çoban asası, üzerinde panter postu ve dağınık saçlarıyla tamamen Satyros’a dönüşmüş haldedir ve Antiope’yi elinden ve omzundan tutarak çekmektedir. Antiope ise Khitairon Dağı’nda Dionysos alayına bir Maenad gibi katıldığı sırada tef çalarken betimlenmiştir. Altta yer alan panelde ise 50 deniz Nereid’inden biri olan ve adı “Sakin Deniz” veya “Süt Beyazı” anlamına gelen Galatea bir İkhtio-lynks üzerinde betimlenmiştir. (Resim 06.67)